Hayatın Sürekliliği Suya Saygı’da

Hayatın Sürekliliği Suya Saygı’da

Yaşamı var eden yegane varlık olarak tanımladığımız SU’ya dair söz söyleyebilmek, geçmişten geleceğe umut salabilmek ve farkındalıklarımızı ortaya koyabilmek adına Kent Konseyimiz bünyesinde çalışmalarına başlayıp, yaklaşık 18 aylık bir sürece yaymayı planladığımız ve sonucunda kaynak raporlar dizini oluşturulması hedeflenen; Özelde Ankara’nın Suyu hedefli, “Su’ya Saygı Çalıştayı” kapsamındaki “Suya Saygı Buluşması”nın ilkine sağladığınız katılım, bizler için oldukça değerlidir!

 

Suya Saygı, Neden?

 

Buluşmamıza katkı ve destek koyan, buluşmanın ana temasındaki kurum olan Ankara Büyükşehir Belediyesi, ASKİ Genel Müdürlüğü yöneticilerine, bu çalışmaya ev sahipliği yapan Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz ile Yürütme Kurulu Üyeleri ve Çalışma Gurubu Sözcülerimize, akıl ve bilimle üreterek var ettikleri emeklerini sunan bilim insanlarımıza, buluşmanın görsel tasarımlarından, program ve akışların hazırlanmasına, kadar emeği geçen bütün herkese teşekkür ediyoruz.

 

Neden Suya Saygı?

 

Su Kimyasını kısaca özetlemek gerekir. Su kimyası, dünyadaki yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır. Aslında temel ögesi! Mesela Uzayda, yağlı sıvılara dayanan silisyum tabanlı canlılar olabilir ama ‘karbon yaşam’ için Su olmazsa olmazdır. Ondandır suyun var edişliği…

 

Peki neden?

 

Nedeni, Su moleküllerinin yapısıdır! Hepimizin kısmen de olsa bir dönemler dalga konusu olan özellikle de H₂O molekülü… Bu molekülde, Oksijen atomuna bağlanan 2 Hidrojen Atomu…

 

Suyu, protein sentezlemeden beden sıcaklığını ve metabolizma hızını düzenlemeye kadar her alanda yaşam için şart kılan şey işte bu Hidrojen Atomlarının elektron bağlarıdır. Biraz daha içeri girersek… Yaşamak için temel kriter metabolizmadır.

 

İnsanlar ile birlikte çoğu canlılar yer, içer, sindirir, dışkılar, solunum yapar ve protein sentezler. Bu durum bedenin temel faaliyetlerini yani bünyesini oluşturur.

 

Su, Kaynak Değil, Varlıktır!

 

Ancak, suyun oksijen ve karbondioksit gazlarını çözebilmesi de hayat için kritiktir diyerek, yaşamsallığın bir başka boyutuna dikkat çekiyoruz. Suyun hidrojen bağlarından türeyen bir diğer özelliği ise moleküler çekim; yani kohezyondur… Bu da suyun nehir yatağında bir bütün halinde akmasını sağlar ki, akarsuları ve su akıntılarını buna borçluyuz! Ha bir de, insan kanı ve bitkilerin özsuyunun damarlarda akması bunun sonucudur!..

 

Nitekim Su, kaynak değil, varlıktır. Bulunduğu ekosistemin asli unsurudur. Hiçbir canlı, suya ulaşma hakkının diğerlerinden öncelikli olduğunu ileri süremez, iddia edemez. O nedenledir ki, yaşamı var edişliği ölçüsünde SU’ya SAYGI gereklidir!

 

Ömer Şan Ankara Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Çevre ve İklim Meclisi Başkanı Gazeteci

Bu içerik Seyir Defteri 2019-2024, 3. Cilt s. 140’den alınmıştır. İçindekilere dön →

Fotoğraflar

Bu içeriği paylaşın: