Bu kapsamda Su’yun gerçek anlamını ifade etmek, Su’yu sağlıklı şekilde görünür kılmak için öncelikle bizim dünyadaki yerimizi, dünyamızın evrende kapladığı toz kadar yeri anımsatmak isteriz. Geldiğimiz duruma baktığımızda bu yaşamsal sisteme, insanın hatalı müdahaleleri nedeniyle bu yaşamsal sistem ve yaşamın tamamı tehlike altına girmektedir.
Su… Milyonlarca yıllık dönüşüm sonucu oluşan yer küremizin en temel varlığı…
Yapısının 4’te 3’ü su olan, üzerinde sıvı su barındıran evrendeki tek gezegen Dünyamız.
Su’yu Anlamak!
Suyu anlamadan suyu kullanmak, suyu yönetmek ve suyu yönlendirmek evrendeki yaşamın bütününde onarılmaz sonuçlar doğurmaktadır.
İklim Krizi ve Küresel Isınma açısından baktığımızda SU, hava kalitesinin iyileştirilmesi veya İklim Değişikliğini önleme gibi küresel olgularda, yerine başka düzenleyici konamayan tek bileşendir!
Önce Koru! Zarar Verme!
İçinde bulunduğumuz süreçte hep birlikte deneyimlediğimiz ‘İklim Değişikliği, kitlesel göçler ve küresel salgın’ konuları, doğal varlıklar ve en başta ‘SU’ya saygılı olmamız gerektiğini çok çarpıcı şekilde gösterdi. Aynı zamanda tüm bu varlıklara zarar verilmemesi gerektiğini ortaya koydu.
Önümüzdeki süreçte kısa, orta ve uzun vadede yapılması gerekenleri acilen belirleyip, uygulamaya koymalıyız.
Yaşamsal Gereklilikler
Orta ve uzun vadede, görünür ya da görünmez hale getirilmiş derelerin, vadilerin ve bağlantılı tüm su varlıklarının güncel durumları tespit edilip, koruma, geliştirme, onarım planları hazırlanmalı, bu planlar, kent ve kırla ilgili tüm müdahalelere temel oluşturmalıdır.
Kentsel dönüşüm sürecindeki hatalar, iklim dirençli gelişmeleri tehdit etmektedir. Bu nedenle merkezi ve yerel yönetimlerin planlama, imar, çevre, iklim ve su idarelerinin koordinasyonuyla acil olarak mevcut kentsel dönüşüm uygulamaları değerlendirmelidir.
Sürdürülebilirlik
Su varlıklarının korunması ve geleceği açısından bir an önce ‘koruyucu- önleyici’ adımlar atılmalı. Bugüne kadar neredeyse tüm merkezi ve yerel yöneticilerin bu yönde sorumluluk almadığını görerek, hali hazırda yaşadığımız tüm kritik süreçlere bağlı olarak, tüm bu sorumlulukları üstlenecek yöneticiler ve yönetim anlayışının güçlü bir şekilde ifade edilmesi gerekmektedir!
Sürecin Takipçisi Olacağız!
Merkezi ve yerel bütün karar vericileri, sadece bugünü düşünen, gelecek kuşaklar olmayacakmış gibi davrandıkları tüm tasarı ve planlamalarından, bencil davranışlardan vazgeçmeye çağırıyoruz!
Bu çağrımızla uyumlu olarak, Ankara özelinden tüm ülke geneline yayılacak şekilde, ‘Su’ya Saygı Buluşmaları’nda olduğu gibi, ‘Mavi Altyapı Stratejik Eylem Planı’ türü çalışmalarla ortak dil ve ortak eylem planları oluşturulması için çabamızı sürdüreceğimizi ifade ediyoruz!
Su’ya Saygı Duyan İrade!
Başta SU olmak üzere tüm doğal varlıkların ‘Su’ya Saygı’ bilinci ile korunması, kullanılması, yönetilmesi konularında bireysel ve toplumsal farkındalık oluşturmayı sürdüreceğiz.
Bütün karar vericiler ve taraflara, merkezi ve yerel yönetimlere, suya sahip olma bilinci yerine ‘Suya Saygı’, ortak kullanım ve koruma bilinci ile geleceğe dönük sürdürülebilir yönetişim ve ileri dönüşüm anlayışına dayalı çalışma ve programlar oluşturmalarının zorunluluğu ve yaşamsallığını hatırlatırız.
Biliyoruz ki, Su Olmadan, Yurt Olmaz!
Onun için SU’yun, ‘kaynak’ değil varlık olduğu, bütün canlılar gibi ekosistemin hakkı ve vazgeçilmezi olduğundan hareketle bundan sonraki çalışma ve planlamalarımıza yön vereceğiz.
AKK Başkent Ankara Çevre ve İklim Meclisi Eko İklim Zirvesi Bildirisi – 25 Mart 2022
Bu içerik Seyir Defteri 2019-2024, 2. Cilt s. 308’den alınmıştır. İçindekilere dön →
