Ankara’nın vadilerinin potansiyelinin iklim değişikliğine uyum kapasitesinin arttırılması, küresel iklim değişikliğinden kaynaklı risklere daha dirençli hale gelebilmesi için katılımcı planlama süreçleri nasıl kullanılabilir? Ankara Kent Konseyi ve UNDP Türkiye’nin de desteğiyle yapılan çalıştaylar bu soruya yanıt aradı.
Doğa Tabanlı Metropoliten Stratejiler: İmrahor Vadisi Projesi Mevcut Durum ve Kavramsal Çerçeve Çalıştayı, Kentsel Stratejiler ve Yerel Uygulamalar Derneği’nin (Kent Lab) öncülüğünde, Ankara Kent Konseyi, Küresel Çevre Fonu (Global Environment Facility – GEF) ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye desteğiyle gerçekleştirildi.
Dünya nüfusunun yüzde 50’sinden fazlasının kentlerde yaşadığı ve 2050 yılında bu oranın yüzde 75’e yükeseleceği öngörülürken Ankara Kent Konseyi’nin eş başvuran olarak yer aldığı ‘Doğa Tabanlı Metropoliten Stratejiler: İmrahor Vadisi Uygulama Projesi” ile Ankara İmrahor Vadisi’nde yerel topluluklar, ekonomi ve doğa için afetlere ve iklim değişikliğine dirençliliğin artmasına yönelik ekosistem tabanlı ve bioçeşitliği korumaya yönelik bütüncül bir yaklaşım ile uygulama örneği oluşturmak amaçlandı.
Ankara Kent Tipolojisine ve İklimine Benzer Dünya Kentlerinden Örnekler Değerlendirildi
Proje kapsamında, ‘Ankara Doğa Tabanlı Çözümler Mevcut Durum ve Kavramsal Çerçeve Çalıştayları’ düzenlenerek, Ankara’daki ve İmrahor Vadisi’ndeki mekânsal planlama süreçlerinin tanımlanması, değerlendirilmesi, mevzuat, sorunlar, potansiyeller, çözüm önerilerine ait kavramsal çerçevenin ortaya konarak Ankara Kent Konseyi bileşeni olan sivil toplum kuruluşlarının teknik kapasitesinin güçlendirilmesine odaklanıldı.
Aynı zamanda, doğa tabanlı çözümler, mavi-yeşil altyapı, kentsel ekosistem hizmetleri gibi konuyla ilgili bütüncül bir kavramsal çerçeve tanımlanarak Ankara kent tipolojisine ve iklimine benzer özellikteki dünya kentlerinden örnek uygulamalar değerlendirildi. Proje kapsamında biri çevrimiçi, diğeri hibrit olmak üzere 16 Ekim 2021 ve 8 Ocak 2022 tarihlerinde iki ayrı çalıştay düzenlendi, uluslararası, ulusal ve yerel ölçekteki uzmanları ve Ankara Kent Konseyi bileşenlerinin görüş ve önerileri ortaya konuldu. Projenin raporları yayımlanarak İmrahor Vadisi’ndeki mevcut durum ve tahribatın ortaya konması ve paydaşların üzerinde mutabık kaldıkları yaklaşımların belgelenmesi hedeflendi.
Ankara Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı’nın Doğa Tabanlı Metropoliten Stratejiler: İmrahor Vadisi Uygulama Projesi’ne ilişkin hazırladığı değerlendirme özetinde şu bilgilere yer verildi:
Neden İmrahor Vadisi ?
Kentin içinde ve kentsel-kırsal geçiş alanlarında ormanlar, bozkırlar, sulak alanlar, meralar ve tarım arazileri gibi yeşil altyapı bileşenlerinin var olması, kentte yaşayan insanlara farklı ölçeklerde, farklı ekosistem hizmetlerini sağlarken, aynı zamanda iklim değişikliği ya da diğer afetlere karşı da kenti dayanıklı hale getirmektedir. Ayrıca, kentsel-kırsal geçiş alanları; arazi dönüşümü ve tahribatının en fazla yaşandığı alanlar olmaları nedeniyle hem karbon yutağı olma özelliklerini birdenbire kaybetme yani depolanan karbonu atmosfere salma, hem de kent parçasına dönüşerek en büyük emisyon kaynaklarından biri haline gelme riski ile en fazla karşı karşıya olan arazi parçalarıdır.
Ayrıca, kentsel-kırsal geçiş alanları, içerdikleri yeşil altyapı bileşenleri vasıtasıyla, “su akışının düzenlenmesi” ekosistem hizmetini sağlarlar ve böylece kentteki su yönetiminin akılcı olmasına katkıda bulunurlar. Kentlerde su yönetimi bütüncül ve sürdürülebilir şekilde ele alındığında sel- taşkın kontrolü sağlandığı gibi su kıtlığına karşı dirençli kentler oluşur.
Özellikle, kentlerdeki gri altyapıyla birlikte düşünülerek tasarlanacak yağmur hasadı uygulamaları, yeraltı sarnıçları, göletler, yarı doğal sulak alanlar ile tüm uygulamalarda doğal bitki örtüsüne ait türlerin tercih edilmesi ve böylece bitkiler vasıtasıyla toprak ve su kalitesinin iyileştirilmesi; gri-mavi-yeşil altyapının birlikte çalışmasına ve böylelikle kentsel ve kırsal alanlardaki yaşamın daha dirençli hale gelmesine olanak sağlar.
İmrahor Vadisi Hassas Dengelere Sahip Bir Ekosistemin Tamamlayıcısı
İmrahor Vadisi, Türkiye topraklarının %7’sine denk gelen Sakarya Nehri Havzası’nın önemli bir parçası olan Ankara Çayı ve Ankara Çayı ile bağlantılı geniş sulak alanlar ve vadilerin oluşturduğu muazzam bir sistemin içinde yer almaktadır. Mogan ve Eymir Gölleri tarafından beslenen İmrahor Deresi’nin oluşturduğu İmrahor Vadisi, jeolojik ve ekolojik açıdan her iki göle de bağlıdır ve bağımlıdır.
İmrahor Vadisi, yaklaşık 3500 hektar büyüklüğündedir. Mogan ve Eymir Gölleri Havzası; su kaynakları ile birlikte yüzey şekilleri, yer ve toprak yapısı, iklim özellikleri ve canlı varlıkları ile, çok hassas dengelere sahip bir ekolojik sistemdir. Havza ekosistemi İncesu Vadisi boyunca uzanan bir bütünlük sunmakta, İmrahor Vadisi ile tamamlanmaktadır. Mogan ve Eymir göllerini İmrahor Vadisi sisteminden başlayarak Tuz Gölü’ne kadar uzanan güney ve güneydoğu Ankara Bölgesi ekosistemi bütününde algılamak gerekmektedir.” Gölbaşı-İmrahor vadi ve havza sisteminde göllerin devamlılığını sağlayan su rejimi, dere ve akarsularla birlikte sulak alanlara ve aküfer alanların işlerliğine bağlıdır.
İmrahor Vadisi Yapılaşma Baskısı Altında
2000’li yılların başına kadar bütün üst ölçekli planlarda korunması ya da ağaçlandırılması gereken alan olarak tanımlanan İmrahor Vadisi, son yıllarda alınan plan kararları nedeniyle yoğun kentleşme ve vadi içi yapılaşma baskısı ile karşı karşıya kalmıştır.
Bu kapsamda Ankara’nın kentsel gelişimine yön veren ve kenti şekillendiren Lörcher Planı, Jansen Planı, Yücel-Uybadin Planı, 1990 Nazım İmar Planı, 2025 planlama çalışmaları, 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı ve 2038 Ankara Çevre Düzeni Planı irdelendiğinde son dönemde yapılan plan değişiklikleri ve buna bağlı alınan yapılaşma kararları ile İmrahor Vadisi’nin Ankara kenti yeşil altyapı sistemi içindeki kritik rolünün göz ardı edildiği görülmektedir.
1/25000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı’nda da İmrahor Vadisi için, “Ağaçlandırılacak Alan”, “Özel Proje Alanı” ve “Özel Proje Bölgesi” kullanım kararları tanımlanmış ve alanın yapısı, dokusu itibariyle hassasiyetle korunması gerekliliği açıkça vurgulanmıştır. Ne yazık ki, üst ölçekli plan kararlarında korunma vurgusu olmasına rağmen, vadi ve çevresi yıllardır çeşitli parçacı plan ve projelere konu olmaktadır.
Ankara Kent Konseyi ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Desteği İle Katılımcılık
Ankara’nın yapılaşmamış son vadisi olan İmrahor Vadisi için Ankaralılar’ın, bu alanda faaliyet gösteren üreticilerin, sivil toplum örgütlerinin, Vadi içi ve yakın çevresinde yaşayan vatandaşların, İmrahor Vadisi’ni farklı amaçlarla kullananların, alanla ilgili sorumlulukları olan belediyelerdeki uzmanların birlikte çalışması önemlidir. Bu yüzden proje ortağı olan Ankara Kent Konseyi ile Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin ilgili daire başkanlıklarının proje sürecinde vereceği desteğin proje süresince ve sonrasında yaygın ve kapsamlı bir katılımcılık uygulaması oluşturacağı varsayılmaktadır.
Ankara Kent Konseyi’nin 1700’e yakın kurum ve kuruluştan oluşan geniş bir bileşen ağı bulunmaktadır. Bu yapının yüzde 9’u muhtarlık, yüzde 5.3’ü meslek odası, yüzde 8.8’i vakıf ve yüzde 55’i derneklerden oluşmaktadır. Bu geniş bileşenli ağ yapısı önerilen proje için hem katılımcılık açısından hem de projenin yaygınlaştırılması aşamasında kritik öneme sahiptir.
Bu içerik Seyir Defteri 2019-2024, 2. Cilt s. 304’den alınmıştır. İçindekilere dön →
