İnsanoğlu var olduğundan bu yana çeşitli toplumlar ve yönetim şekilleri oluşturmuş, yöneticileri ve liderleriyle korunaklı, huzurlu yaşamayı hedeflemiştir. İnsanlık tarihinde çok acı olaylar olsa bile her toplulukta bir yaşam mücadelesi sürüp gitmiştir ve gitmektedir. Tıpkı bilim gibi teknoloji gibi insanoğlunun da düşünceleri, yönetim anlayışı, değer yargıları gelişmektedir. Küçük ya da büyük bir şehirde yaşayan herkes mutlaka o şehrin yapısına, işleyişine, kaynaklarına vs bağlı beğendiği veya beğenmediği bir hayat sürmektedir.
İnsanoğlu şehirleşmeye başladığından bu yana, eminim birçok insan, dünyanın her yerinde ve her devirde, yolda yürürken, otururken, yatarken, konuşurken, işini yaparken “eğer elimde bir güç olsa veya şu yönetici ben olsam şunları, bunları böyle yapardım” veya “bu böyle yapılmalı” diye onlarca fikir, görüş, proje geliştirmiştir. Bunları kimi zaman sadece kendisiyle, kimi zaman çevresiyle paylaşmıştır. Aralarında mutlaka çok kıymetli fikirler, görüşler vardı fakat gerekli yerlere ulaşamayınca bu düşünceler ziyan olmuştur. Yönetimlerin işi ve sorunları o kadar çoktur ki düşünmeye çoğu zaman vakit bulamazlar. Kuralları yönetmelikleri vardır, siyasi dengeler vardır ancak onlara göre hareket edecek zamana ve güce sahiptirler.
Düşünceleri, fikirleri buluşturarak ortak aklı oluşturmak, işler hale getirebilmek dünya toplumlarında yüzyılımıza kadar ancak yerel, kişisel faaliyetlerle, çok özel yöneticilerle bir miktar yapılagelmiştir. İşte kent konseyleri, nihayet, bir kentin yediden yetmişe yaşayanlarının fikirlerinin ulaşabildiği, değer verildiği, ortak aklı oluşturacak, yüzyılımızın en yeni, en demokratik, en verimli kuruluşları olarak karşımıza çıkmıştır. Bir kentin, bir şehrin, bir mahallenin, bir köyün vs. insanlarının varlığı kadar düşüncelerinin de dikkate alınması bunun yolunun açılması hiç şüphesiz çok çok kıymetlidir. Aktif yurttaşlığın yanı sıra hemşehrilik bilincinin gelişmesi, kent kültür ve kimliğinin gelişmesi gibi insanı ilgilendiren, yaşamını ve geleceğini belirleyen her sosyal konu kent konseylerini ilgi alanıdır.
Ankara Kent Konseyi, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin büyük desteği ile yüzlerce güzel işin yapılmasına vesile olması, yönetimi ile birlikte bu yüksek enerjiyi kentin işleyişine hissettirmesi, Kent Konseylerinin öneminin anlaşılmasına ve popülaritesinin oluşmasına çok güzel bir örnektir.
Yatay hiyerarşi yapısı ve anlayışıyla, güçlü bileşenleri ile Ankara Kent Konseyi kimsenin şahsi itibar yeri olmayacaktır, sürekli daha iyisi için çalışacaktır. Kimin yaptığından ziyade nelerin yapıldığı, yapılması gerektiği önemli olacaktır. Başkentimizi, onurunu, değerlerini, önemini, kişiliğini, insanlarını koruyacak, çağdaş, çevreci, huzurlu, dünyanın en yaşanabilir şehirler sınıfına dâhil edecek çalışmalar yapmaya devam edecektir. Yeni dönemin ve her gelecek dönemin hayırlı uğurlu olmasını umuyor ve diliyorum.
Prof. Dr. Olcay ŞENDİL
Kimyacı – Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ankara Kent Konseyi Yüksek İstişare Kurulu Üyesi
Bu içerik Seyir Defteri 2019-2024, 4. Cilt s. 135’den alınmıştır. İçindekilere dön →
