Ankara Kent Konseyi’nin çalışmalarını sürdürdüğü bina 2019 yılına kadar ‘Ankara Büyükşehir Belediyesi Kabul Binası’ olarak anılıyordu. Üç katlı binanın giriş katı büyük, sekizgen formlu ve merkezi bir hol ve bu holün dört
köşesine yerleştirilmiş dört kabul odasına, birinci katı makam ofisine ve bodrum katı personel yemekhanesi ve servis mekanlarına ayrılmıştı.
Merkezi holü Konseyin etkinlik alanı olarak, toplantı odaları ise çalışma grupları tarafından kullanılmaya başlanan yapıda zaman içinde, çalışma gruplarının sayıca artması ve faaliyetlerinin yoğunlaşmasıyla, aynı anda birden fazla ve farklı türde etkinlik yapılabilmesine olanak verecek yeni bir kapalı salon ihtiyacı ortaya çıktı. Böyle bir salon, hem sergi, çalıştay ve panel türü etkinliklerin giriş katında etkinlik mekânı olarak kullanılan merkezi holden bağımsız bir alanda düzenlenebilmesine olanak verecek bir düzenlemeye sahip olmalıydı, hem de bu düzenleme mevcut konsey yapısı içinde zaten sınırlı sayıda olan toplantı odalarının sayısı azaltılmadan elde edilmeliydi. Yapının bodrum katında âtıl durumda bulunan personel kafeteryası böyle bir mekân için uygun büyüklüğe sahipti. Bu kapsamda yapılan basit bir tadilat ile mutfak alanı içinde, Konsey bünyesinde görev yapan mütevazi sayıdaki personele uygun büyüklükte bir yemek odası düzenlendi ve kafeterya alanı çok amaçlı kullanılabilecek bir salona dönüştürüldü.
Kafeteryanın yere kadar camlı bir cepheye sahip olması gün ışığı ve doğal hava almasını, önünde yer alan teras vasıtasıyla dışarıdan ayrı bir giriş almasını, ana binadan bağımsız olarak kullanılabilmesini ve terasın etkinliklerin taşabileceği bir dış mekân olarak kullanılmasını sağladı. Bu anlamda kafeteryanın bulunduğu kat alternatif bir etkinlik salonu olarak işlevlendirildi.
Salonun sergi amaçlı olarak kullanılmasını sağlamak üzere alçıpanel yüzeyler ve bölmeler ile basit bir aydınlatma sistemi yapıldı. Mekânı bütüncül göstermek amacıyla mevcut seramik zemin kaplaması üzerine yeni bir kaplama uygulandı. Bu mütevazi tadilat ile kafeterya mekânı, başta sergi salonu olmak üzere çok amaçlı bir etkinlik alanına dönüştürüldü. Böylece, aynı yıl yine mütevazi bir yenileme ile elde edilen Gençlik Parkı açık hava etkinlik alanından sonra kapalı bir etkinlik alanı elde edilmiş oldu.
Salon, 2020 Kasım ayında düzenlenen anlamlı bir etkinlikle, Mimarlar Derneği 1927 tarafından hazırlanan, daha önce Kaunas (Litvanya) da sergilenen Kayıp ve Risk Altında: Başkent Ankara’nın Modern Mirası, 1927-1939 sergisiyle açıldı.
Yaklaşık bir yıl boyunca açık kalan, Türkiye mimarlığında uluslararası modernist akımın ürünlerinin verildiği 1927-1939 arasındaki döneme tarihlenen mimarlık mirasının özgün yapılarını bir araya getiren serginin önemli bir misyonu vardı. Sergi, başkent Ankara’nın yapılı çevresini şekillendirmiş olan ve çağdaş kimliğini belirleyen en önemli tarihsel katmanlarından birini oluşturan bu yapıların bazılarının, özellikle 2019 yılı öncesinde, özgünlüklerini kaybedecek derecede dönüştürülmesi veya yıkılması karşısında kentin modern mimarlık mirasının güncel tehditlere karşı korunması için gerekli kamusal farkındalığı yaratmayı hedefliyordu.
Prof. Dr. Lale Özgenel Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü Ankara Kent Konseyi Başkan Yardımcısı Türkiye Kent Konseyleri Birliği Akademik Kurul Üyesi
Bu içerik Seyir Defteri 2019-2024, 4. Cilt s. 306’den alınmıştır. İçindekilere dön →
