Doğduğumuz, yaşadığımız şehirler bizler için ne ifade eder? Kelimelere dökmek kolay olmasa da bu sorunun cevabı aidiyet duygusuyla başlar. Ben Ankara’da doğdum, ilk ve ortaokulu, liseyi, üniversiteyi Ankara’da okudum. ABD’deki akademik çalışmalarımdan sonra yine Ankara’ya döndüm, çalışma hayatımın hemen
Prof. Dr. Kürşat AYDOĞAN
Bilkent Üniversitesi Rektörü hemen tamamı Ankara’da geçti. Kuruluşundan bu yana Bilkent Üniversitesi’nde akademik ve idari görevlerimi sürdürüyorum. Ankaralıyım, Ankaralı olmaktan gururluyum.
Peki bu bağ, sadece kişisel hislerle ya da hatıralarla mı örüldü? Benim Ankara sevgimin temelinde toplumsal ve tarihsel damarlar da öne çıkar. Başkenttir Ankara, Cumhuriyet’in kalbidir, Millî Mücadele’yi yönetmek için kurulan Birinci Meclisi’yle Kurtuluş Savaşı’nın komuta merkezidir.
Hititlerden Selçuklulara, Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüze uzanan kültürel mozaiğiyle, kalesiyle, müzeleriyle, opera ve balesiyle, tiyatrolarıyla, İç Anadolu dokusuyla ve elbette Anıtkabir’le, bir parçası olmaktan hep mutluluk duyduğum Ankara’nın bugününe baktığımda neler görüyorum? Türkiye’nin önemli üniversitelerinden birinde Rektör ve öğretim üyesi olarak çalışınca, teknolojinin gelişimini, bilimin üretimini yakından görmenin heyecanını her gün hissetmekteyim. Gerek Bilkent’te gerek başkentimizdeki diğer üniversitelerde yüksek teknolojiye yön veren araştırmalar gerçekleşiyor, teknoparklarda dünyaya örnek olabilecek yenilikçi projelere imza atılıyor. O zaman Ankara neden “teknolojinin başkenti” de olmasın? Kentin yükseköğretim ve bilimsel üretim potansiyeli bunu hak ediyor.
Konu Ankara olunca, Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan çimento farikasından, bugün traktör, tarım makineleri, motor, boya, tuğla, ve orman ürünleri, mobilya ve dokuma üreten sanayi kuruluşlarına uzanan, çok güçlü bir endüstriyel ağdan da bahsetmeliyiz. Burada ayrıca Türkiye’nin bugünü ve geleceğinde çok önemli bir yer tutan savunma endüstrisine de parantez açmak gerek. Öncü savunma kurumlarının şehrimizde konumlanmış olmasının ve birçok alana yayılabilecek üniversite – endüstri iş birliği imkânlarının, ilerisi için kent ve ülke ölçeğinde heyecan verici gelişmeler vadettiği kanısındayım.
Ankara’yı özel kılan değerler, her birimize ayrı bir anlam ifade ediyor. Ankara Kent Konseyi’nin oluşturduğu kolektif akıl da bizleri bu şehri daha da ileriye götürmek adına ortak bir paydada buluşturuyor.
Ankaralı olmak bir kimliktir. Bu kimliğimle kıvanç duyuyorum.
Bu içerik Seyir Defteri 2019-2024, 4. Cilt s. 64’den alınmıştır. İçindekilere dön →
