Ankara Kent Konseyi'nin Şehrimizin Kültür ve Sanat Başkenti Olması Adına Sanata Yönelik Hedeflerini Gönülden…

Ankara Kent Konseyi Müesses Nizamın Somut Sembolüdür…

Yolu bir kasabaya düşen adam etrafta kimseyi görmeyince doğruca kiliseye yönelir. Kasaba halkı büyük bir huşu içinde rahibi dinlemektedir. Rahip konuşur halk gözyaşlarına boğulur. Bir ara adamın yanında, ağlamakta olan kasabalı döner ve sorar: ‘Siz neden ağlamıyorsunuz?’, diye. Yabancı: Ben buralı değilim, der. Oralı mıyız, değil miyiz? Ne kadar umursarız, Ne kadar dikkate alırız diğerini. Diğeri nedir? Bir özne mi sadece, Yoksa insan varlığının soyut ve somut tüm külliyatı mı?

 

Prof. Dr. Yavuz DEMİR

 

Ankara Bilim Üniversitesi Rektörü Ankara Kent Konseyi Danışma Kurulu Üyesi Günümüz dünyasında eksilerek ve tedirginliklerimiz artarak büyüyoruz. Eksiklik ve tedirginlik! Ne ile ikame edilebilir? Sorgulayıcı olmak, Düşüncenin soğuk koridorlarından kaçmak için kolaycılığa mı sığınmalıyız? İkmal etmek kolayca ardında bırakmak mıdır, İkame edememenin ayıbından kurtulmak adına? İkilemler bizi yol ayrımına sürükler. Ne kolaydır, Tek olmak, Kendi başına kalmak. Kendi başınıza olabilirsiniz, Ya kent, ‘Kent’ kendi başına olabilir mi? Kent ve kendiniz arasında sıkışıp kalmayınız! Biliniz ki ‘kent’iniz yoksa ‘kendi’niz de yoksunuz! Tüm bu sorular, Tartışmalar ve özgün haller vücud bulur Ankara Kent Konseyi’nin tüzel ve şahsi varlığında. ‘Bir şehirde yaşamak, o şehrin hikayesine de ortak olmaktır.’ Yani, Oralı olmak!

 

Ankara tarihin kendisine tesadüfler ve imkanlar yarattığı müstesna şehirlerden birisidir. Hacı Bayram-ı Velî hazretlerinin mısraları da bunu ifade eder. Şehir bir mekân. İlk aklımıza gelen pek kafiyeli olacak ama: iskân. Sükûn bulunan yer mânâsına. Sâkini olmak özne bağlamında.Mekân kelimesi Arapçadan Türkçeye geçmiştir. ‘Herhangi bir varlığın şu ya da bu şekilde var olması’ anlamına gelen kevn kökünden türetilmiştir. Var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek… Toplumda bulunmak; kâf ve nûn vasıtasıyla yaratılan her şey, varlık ve oluş mânâsına gelen tasavvufî bir terimdir kevn. Hacı Bayram-ı Velî mısralarında arınmış bir vaziyette anlatılan oluş hikâyesindeki gibi. Şâr içinde vücud bulmak. Mekân stratejiktir. Mekânı oluşturmuş bu eski stratejilerin izlerini bulmak gerekir. Mekân göründüğünün tersine homojen değildir. Bir üründür mekân. Bu mânâsıyla herhangi bir metanın üretim aşamasıyla mukayese edilebilir. Metaların üretimiyle mekânın üretimi arasında bir diyalektik vardır. Tarihin ürünü olan mekân; maddî planlamanın, malî planlamanın ve mekân zaman planlamasının buluştuğu yerdir. Mekân ve zaman, elden ya da makineden çıkma herhangi bir nesne ve şey olarak değil, fakat ikincil doğanın temel veçheleri olarak, toplumların birincil doğa üzerindeki madde ve enerjiler türünden hissedilir veriler üzerindeki etkiler sonucudur. Ürün müdür bunlar? Özgül bir anlamda evet. Özellikle gündelik ve önemsiz anlamı içinde ürünlerin yani nesne, şey ve metaların sahip olmadıkları bir genellik niteliğiyle evet. Mekân, pasif, boş bir şey olarak ya da ürün gibi, karşılıklı mübadelede bulunmaktan, tükenmekten ve yok olmaktan başka anlamı olmayan bir şey olarak düşünülemez. Bir ürün olarak mekân, etki ya da tepki yoluyla bizzat üretime müdahale eder. Şâr içinde vücud bulmak böyle bir anlama ifadesidir. Ankara böyle talihli bir kent. Zihinsel olanla kültürel olanı, toplumsalla tarihseli birbirine bağlar. Bu bağlar anlaşılmaya ve görselleştirmeye ihtiyaç duyar. Sembol ve ritüellerin örgülediği bir anlatma üslubu içerisinde. Buna, mekânın hakkı da, diyebilirsiniz. Var olma ve hak, kendisini ancak bir dengenin içerisinde ahenkle temsil ve vazifelendirildiğinde görünür kılabilir. Üretimin bütün safhalarında, siyasal ve kültürel uygulama ve değişimlerin resm-i geçidi ancak şehrin hakkı teslim edildiği sürece temaşa edilebilir. Temaşa etmek, telaşa düşmek yerine.

 

Bir şehrin talihinin özneye nasip olan mirası. Bu, kavrayış ve bilinç hali mevcudu ‘değer’ ve ‘sürdürülebilirlik’ noktalarında nasıl bir marka ile tescil ettirmelidir? Rüyası insanın eşyaya siner. Eşyaya sinen rüyasıdır Ankara Kent Konseyi. Seyir defterine bakıldığında, oralı olmak, olanla kalmamak, Karıncaya bile ulu nazarla bakmak, Bizi dokuyan değer ve kavramları yeniden anlaşılır ve görünür kılmak çabasının ‘gönüllülük’ esasında sürdürüldüğünü görürsünüz. Seyir için ve o seyrin deftere kaydı için hiç şüphe yok ki, kaptan gerekir, Fırtınalı sularda cesaretle, gurgun sularda, sükunetle, yeni kıyıların hayali ile tayfasını dokuyarak… Müesseler, müesses nizamın somut sembolleridir. Ankara Kent Konseyi de onlardan biri. Ankara Kent Konseyi Başkanı sayın Halil İbrahim Yılmaz Beyefendi’ye ve tüm ekibine şükranlarımızı sunuyorum.

Bu içerik Seyir Defteri 2019-2024, 4. Cilt s. 66’den alınmıştır. İçindekilere dön →

Fotoğraflar

Bu içeriği paylaşın: