Ankara Kent Konseyi Kentin Ortak Aklı...

Ankara Kent Konseyi Kentin Ortak Aklı…

“Ankara bana daima dasitani ve muharip göründü.” Tanpınar’ın tahayyülündeki Ankara, Kale’ye çıkan yokuşlarıyla, 1974’lü yıllardaki Samanpazarı’nın ara sokaklarıyla destansı ve biraz da muharip bir dokuya sahipti. Tanpınar’ın Beş Şehir’de imgelediği bu tanıma bugün hala kulak vermemiz, 2024 yılında da Ankara’nın harpten kalan ruhunu ve bir o kadar da destansı yanını hissediyor olmamızdandır.

 

Etiler’den Roma ve Bizans’a, Selçuk Türklerinden Cumhuriyet’e kadar, Anadolu Medeniyetleri’nin kaderinde az çok değişiklik yaratan unsurlar Ankara’nın etrafında gelişti.. Kümülatif bir şekilde ilerleyen Ankara’nın kent tarihine Milli Mücadele’ye ev sahipliği yapması ve Cumhuriyet’in başkenti oluşu, şehre kent hafızası kazandır.

 

Şehir, kent nüfusunu kendi kırsal nüfusuyla bir arada var etmenin yollarını arıyorken, kent olma bilinci başkentin ruhuna nüfuz etmeye başlamıştı. Mekâna birleştirici dokuyu sağlayan unsur, bireylerin ortak bilinci, ortak geçmiş ve ortak kültürü olduğunu düşündüğümüzde, kent kavramını da ancak bu etmenlerle var edebileceğimizi de biliyoruz demektir. 1984 yılında büyükşehir unvanı kazanan Ankara, ortak destansı bilinç ve harpten çıkan ortak geçmiş ile kentleşmeye başladı.

 

Zamanın bu noktasında kentleşmeye biçim veren bir mekanizmaya ihtiyaç vardı. Ankara’nın dokusunu, ruhunu korumayı önemseyen ve kentlilerin görüşleriyle bu adımları atmayı önceleyen bir mekanizma gerekiyordu. Kırsal olan ile kent olan nitelikleri modern kent bilincine dönüştürmek ve bu dönüşümü ise bizzat kenti deneyimleyenlerle yapabilen bir akla ihtiyaç vardı. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Desteği ile 1997 yılında Türkiye gündemine giren kent konseyleri kavramı, özellikle 2019 yerel seçimlerden sonra ivme kazandı. Ankara Kent Konseyi ise başkent kimliğini inşa etmek üzere bir adım öne çıktı. Konsey amaç ve misyonu ile yapısal inşaatların ötesinde başkentin kimliğini güçlendirmeyi önceleyen paydaşların bütününü bir araya getirdi.

 

Medeniyetleri kendi içinde barındırmayı başaran, Cumhuriyetin ilk ayak seslerinin duyulduğu, kültür ve sanatın özerk bir merkezi olan Ankara’nın her bir sokağında o şehrin kimliğini hissetmeye ihtiyacımız var. İşte Ankara Kent Konseyi, kentin dokusuna kazınan bu inşayı paydaşların görüşlerini referans almayı önceledi. Bir gazetecinin, bir iş insanının ya da bir sivil toplum kuruluşunun şehri deneyimlemesi aynı olamazdı. Fakat Ankara Kent Konseyi, yol gösterici bir tutumla ortak aidiyet bilincini önceledi ve farklı deneyimleri aynı kotada birleştirebildi.

 

Her kültürden insanın tarih boyu adım attığı Ankara, biraz dasitani ve biraz da muharipti. Her bir ayak izi, şehrin belli yerlerinde bütünleşmiş ya da daha mikro düzeyde kalmıştı. Cazibe merkezi, zaman aktıkça akmış, her dönemin merkez bölgesi farklılaşmıştı. Ankara, dönüşmeye ve değişmeye devam eden bir şehir oldu. Öyle ki bu değişkenlik Ankaralılar için, suyun akışına karşı gelinemeyecek kadar somut bir bilgi oldu. 101 yaşına giren Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara, ortak akılla her gün daha çağdaş bir görünüm kazanıyor. Kent Konseyi ise, bu değişimi kentin geçmişini, bilincini koruyarak, ortak anılara sahip çıkarak çalışmalarını sürdüren en önemli yapı olarak ülkenin başkentine hizmet ediyor.

 

Fevzi ÇAKIR

 

Habertürk, Ciner Medya Ankara Temsilcisi AKK Danışma Kurulu Üyesi

Bu içerik Seyir Defteri 2019-2024, 4. Cilt s. 333’den alınmıştır. İçindekilere dön →

Fotoğraflar

Bu içeriği paylaşın: