Bir şehir mukimleri tarafından sahiplenildiğinde ekonomi, kültür, estetik ve daha birçok alanda gelişir ve örnek olarak gösterilecek mekân haline gelir. Sahiplenilme ve aidiyet duygusu bir şehir için olması gereken en önemli özelliktir. Eğer aidiyet duygusu gelişmiş ise o şehirde birlik ruhu, şehrin ve şehirlinin haklarının gözetilmesi, yaşam kalitesi, temsiliyet, yönetime katılım özlenen içerikte yaşam alanı bulur.
Emir OSMANOĞLU
Kent Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Ankara Kent Konseyi Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Aidiyet duygusu kamusal alanda herkesin sahiplendiği bir özellik ve yaşam biçimi haline geldiğinde o şehirde eşitsizliklerin azalması kaçınılmazdır. Çünkü aidiyet duygusu içinde diğerkâmlık tohumu da taşır. Şehirde filizlenen bu diğerkâmlık tohumu; darda kalanın, zorda olanın, eksik olanın, azda kalanın imdadına yetişmek için her zaman açıktır. Bu açıdan bakıldığında kent konseylerinin şehirlerimizde oluşturduğu iklim belediye ile insan arasında bir diğerkâmlık köprüsü, bir aidiyet ve ünsiyet kaynağıdır.
Mevzuata göre belediyeler, hizmet götürdüğü vatandaşlarının her daim somut ihtiyaçlarının karşılanması noktasında bir görevi üstlenirken kent konseyleri de şehrin agorasını oluşturarak daha iyisi için bir iklim meydana getirmek için vardır.
Ankara Kent Konseyi Başkanı Sayın Halil İbrahim Yılmaz öncülüğünde Ankara’da ortaya koyulan pratik hiç kuşkusuz şehir için büyük bir agorayı temsil etmektedir. Geride, dışarıda, eksik hiç kimsenin kalmaması için ortaya koyulan bu anlayış kamusal alan inşasının da en gösterişli örneklerinden birisidir. Beş yılı aşkın süredir inşa edilen bu tecrübe ve birikimin örnek olarak farklı şehirlere örneklik teşkil edeceğine inanıyorum.
Bireysel olarak kendi evinde, işyerinde, mekânında, kapalı sitesinde yaşam kalitesi ne kadar yüksek olursa olsun, kamusal alanda insanlar bir araya gelemiyorsa, şehirde farklılıkların karşılaşmalarına imkan yoksa, kamusal alanın inşasından bahsetmek mümkün değildir. Kuşku yok ki farklılıkların bir arada olduğu şehirde kamusal alan herkesi kapsayıcı olacak ve eşitsizlikler zamanla en aza inecek ve ortadan kalkacaktır.
Bunun için Ankara Kent Konseyi’nin ortaya koymuş olduğu örnek kamusal alan inşası, umut veren bir başlangıcı temsil etmektedir. Bu yüzden şehirde varolan her rengin içselleştirildiği, hiçbir farklılığın geride kalmadığı, dışta tutulmadığı bir kent konseyi gelecek için umudu da canlı tutmaktadır.
Bu içerik Seyir Defteri 2019-2024, 4. Cilt s. 118’den alınmıştır. İçindekilere dön →
