Ben, Ankara kentinin insanlık tarihinde çok önemli bir yere sahip olduğuna inanıyorum. Bu boş bir inanç mı hayır. Sümer Mitolojisi’nde ilk insanın Annagara(Havva) Ullagara(Adem) den olduğunu belirten bir anlatı var muhtemelen. Annagara adına yapılan bir tapınak şimdiki Hacı Bayram Camii’nin olduğu yerdeydi bundan tam beş bin yıl önce. İspat edilmesi gereken bir iddia mı? Evet maddi delile ihtiyaç var, ama bir gerçek var ne kadar uğraşırsanız uğraşın şehirlerin ismini değiştiremiyorsunuz.
Ş. Nezih KULEYİN
Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Serbest Meslek Mensupları ve Yönetivciler Vakfı (TOSYÖV) Başkanı Ankara Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Neden Ankara Kent Konseyi’nde Çalışmak İstedim….
Tarihini adına, adını da tarihe yazmış bir şehir Ankara. Beş bin yıl önce insanların yerleşmek için tercih ettikleri güvenli, sulak dolayısıyla da verimli Ankara toprakları insan topluluklarının yerleşimi için en uygun alanlardan birisiydi. İki bin beş yüz yıl önce Galatlar’ın Tektosag boyuna ait olan şehrin bir süre adı bu boydan dolay Tektosagon oldu. Tektosaglar kenti Galatlar ülkesinin başkenti yaptılar. Ankara bundan sonra üç devlete daha başkentlik yapacaktı.
Romalıların eline geçti Agustus’un adı ile anılan tapınağın bulunduğu şehir olmasından dolayı. Adı, tapınağa bakan din adamlarının adından dolayı Neocoros oldu. İmparatorun mezarının bulunduğu yer anlamına gelen Sabaste adı verildi şehre bir dönem. Romalılar bir dönem şehre Metropolis yani büyük kent dediler hatta Emportante Metropolis dedikleri bir dönem bile oldu. Önemli Büyükşehir. Romalıların Galatya eyaletinin başkenti oldu; adı Ankyra idi.
Milattan sonra 4. yüzyılın sonu 5. yüzyılın başlarında Bizans İmparatorluğunun yazlık başkenti oldu. Araplar işgal ettiler. Arapların gözünde sıra dağların ortasında bir şehirdi, kendisine Zat-ül Selasil dediler. Evliya Çelebi bu adın verilmiş olma nedenini Ankara Kalesi’nin surlarının sıra sıra yapılmış olmasına bağlıyordu.
Kendine özgü tavşanından elde edilen yünün adından dolay Angora olarak da anıldı. Üzümlerinin ününden dolayı Farsça üzüm anlamına gelen Engür de dendi kendisine. Selçuklular Darül hısn Engüriye dediler yani “güvenli üzüm diyarı”.
1071 yılında Anadolu’ya giren Oğuz boyları geldikleri Orta Asya’daki Baykal Gölü’ne dökülen iki büyük nehrin adından öykünerek dereler kenti anlamına gelen Angara sözcüğünü kullandılar. Bu sözcük uzun yıllar yaşayacaktı yörenin adı olarak.
Ahi devletinin merkezi oldu yaklaşık yüz yıl boyunca. O dönemde yeryüzünde yapılmış olan en büyük savaş olarak kabul edilen Timur ile Yıldırım Bayezid arasındaki savaşın er meydanıydı. Sonra Ankara adı yasa ile onaylandı. Kurtuluş Savaşı’mıza ev sahipliği yaptı ve sonsuza kadar yaşayacak olan cumhuriyetimizin başkenti oldu.
3 bin yıl önce dünyanın en önemli yolu olarak kabul edilen Kral Yolu Ankara’dan geçiyordu; işte bu birikimin merkezi Ankara.
Annagara dan Ankara’ya olan öykünün oluşturduğu kültürel zenginliğin Ankaralılara mal edilmesi için çaba göstermek istiyordum. En iyi çalışma ortamının da Kent Konseyi olduğunu düşünüyor, Ankara sevdalıların oluşturacakları bu birikime katkı vermek istiyordum. Bunun için göreve talip oldum.
Bu içerik Seyir Defteri 2019-2024, 4. Cilt s. 120’den alınmıştır. İçindekilere dön →
