“İşsizlik sorunundan önce ahlaklı iş gücü ve ahlaki iş tanımı sorununu çözmeliyiz.
Örgütlü vasatın, arsızlığıyla liyakati diz çöktürmesine izin vermeden, liyakatin yenilmeyeceği bir ikaz sistemi sadece kamusal alanın değil özel sektörün de sorunudur.
Geleneksel mesleklerin yok olduğu, üretimin olmadığı bir ülkede neyi, nasıl markalarsanız markalayın, aç kalmaya, milli güvenliğinizi kaybetmeye mahkumsunuz.
Çünkü geleneksel meslekler, bu toprağın bir kaç bir yıllık kreaktif unsurları, kanaatler, zanaatler, ölçülebilir değil ama dünyaya tur bindireceğimiz, rekabet edeceğimiz, cari açık kapatacağımız alanlardır.
Yok olan bu alanları tekrar canlandırabileceğimiz ve her alanda popüler hale getireceğimiz bir süreci yaşamak ve yaşatmak zorundayız.
Bunun için yapılacak yetenek taramasını kamu insafına bırakmamalı, belediyeler, özel sektör, okullar işin içine girerek, sivil hayatın öne geçeceği bir idrakle sorunların üstesinden gelecek hale gelmeliyiz.
Türkiye’de işsizliğin biteceği, istihdamı artacağını, birbirimize karşı davranış bozukluğunun sona ereceği, tercihlerimizin liyakatten yana olacağı inancıyla bu çalışmanın başarıya ulaşacağına eminim.”
