Ünlü İslam düşünür ve filozofu bin Uzlet El Farabi ünlü eseri Medine tül Fazıl da Erdemli şehri şöyle tanımlar:” farklı kültürlerin ve toplulukların bir arada yaşadığı ve birbirlerinin farklılıklarına saygı duyduğu yerdir bu farklılıklar şehri zenginleştirir ve daha güçlü kılar” Katılmamak mümkün mü? Bana göre de Mutluluğu aramak insanın doğal eylemidir ve hayvanlardan farklı olarak insanın mutluluğu arzuların tatminden fazlasını gerektirir bu nedenle mutluluğa giden yolda erdemlerin sağladığı ve müspet hislerimizi perçinleyen meşruiyete ihtiyaç duyarız. Toplumsal ve giderek küresel düzeyde insani bir seviye tutturmak bu yolla mümkündür.
Basri IŞIKSER
Özel Öğretim Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ankara Kent Konseyi Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Şehir insanın duygularından doğan fiillerin aklıyla dengelendi ve tüm ömrünü sağlamalar yaparak geçirebildiği bu süreçlerde de başkalarıyla ve giderek “öteki “saydığı kimselerle karşılıklı müspet bir etkileşim içinde olabileceği “vahşet“ten arındırılmış yurt tur. Aslında kent konseyleri gibi oluşumlar günümüz dünyasında tam da bu amaca matuf yapılardır. Şehre öncülük eden kişilerin halkın ihtiyaçlarına duyarlı olmalarını sağlar Çoğulcu demokratik anlayışın bir ürünü olarak kent konseyleri farklı toplumsal kesimlerin temsilcilerini bir araya getirir. Kent konseylerinin sürdürülebilir şehir gelişimindeki etkisi büyüktür bu konseyler çevre sorunlarından evsiz kimselerin durumu gibi sosyal hizmetlerden kentsel dönüşüme ve dahi hayvan barınaklarına kadar geniş bir yelpazede çalışmalar yaparlar konseylerin bilimsel araştırmalardaki veriler kadar şehrin inanç yapısı tarihi ve kültürel desenini göz önünde bulundurarak öneriler yapması elzemdir. Böylelikle karar alma mekanizmalarının rasyonel temellere dayanması gerçekleşmiş olur.
Ayrıca hesap verilebilirlik ve şeffaflık kent konserlerinin bir diğer önemli işlevini oluşturur. Bu konseyler şehir sakinlerine yerel yönetimlerin faaliyetlerini izleme eleştirme ve gerektiğinde hesap sorma imkânı tanır böylece yerel yönetimlerin daha şeffaf ve hesap verebilir bir şekilde çalışması sağlanır. Kent konseyleri şehirde yaşayan her bireyin fikirlerinin değerlendirildiği bir ortamı amaçlamalıdır ve bu kararların daha kapsayıcı ve adil olması içindir. Thomas Jefferson ‘nün dediği gibi halkın bilgilendirilmesi özgür ve adil bir iktidarın temelidir. Yeri gelmişken tüm bunların noksanlığı ya da yokluğu ne anlama geliyor bunun üzerinde de düşünmek gerekiyor. Yazının başındaki Farabi’ye tekrar dönmekte fayda var çünkü o “Medine tül Fazıla” nın karşıtı olarak “cahil şehir” kavramını önermişti; cahil şehir halkı mutluluğu bilmeyen aklının ucundan bile geçirmeyen şehirdir“, onlara mutluluktan bahsedilse bile anlamaz inanmazlar der, cahil şehrin yöneticileri de cahildir. Onların önceliği kişisel çıkarlardır. Bu amaç doğrultusunda hareket ederler “unutulmasın Victor Hugo “her suç topluma Sorulan bir sorudur “demişti. Şehirde kötü insanların işbirliği yapması ve kötülükleri çeşitlendirip çoğalmaları mümkün olabiliyor bu açıdan şehir hayatının ilkeleri başkalarına fayda sunmak yardım etmek olmalıdır. Tam da bu yüzden ilkesel olarak ötekinin mutluluğunu teminine gayret edilen yerin adıdır kent konseyleri.
Sonuç olarak kent konseyleri şehir yönetiminde. Çoğulcu ve katılımcı demokrasinin en somut örneklerinden biridir. Medeniyetin ilerlemesi ve insan yaşamının kalitesinin artırılması için kent konseylerinin güçlendirilmesi büyük önem taşır. Bu yapılar şehirlerin sürdürülebilir ve yaşanabilir mekânlar haline gelmesine katkıda bulunurken yerel yönetimlerin şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkelerinin benimsenmesine olanak tanır. Kent konseylerinin etkin çalışması demokrasinin gelişimi içinde elzemdir. Winston Churchill’in dikkat çektiği husus da bu olsa gerek: “Demokrasinin elbette bir çok kusuru var ama denenen tüm yönetim biçimlerinin arasında yine de en iyisi olarak o duruyor”
Bu içerik Seyir Defteri 2019-2024, 4. Cilt s. 140’den alınmıştır. İçindekilere dön →
