Ankara Kent Konseyi Olarak Ankara’yı Sadece Siyasi Bir Başkent Değil, Aynı Zamanda Kültürel Bir Başkent Haline…

Ankara Kent Konseyi ile Birlikten Kuvvet Doğdu…

Mimar, Mimarlık Tarihçisi – ODTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Ankara Kent Konseyi TED Üniversitesi Temsilcisi Ankara Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi

 

Prof. Dr. Lale ÖZGENEL

 

Ankara Kent Konseyi, uzun bir işlevsizlik dönemi sonrasında, 2019 yılında yapılan yerel seçimi takiben kurulduğunda ve neredeyse ilk gerçek anlamda işlerlik kazanıp amacına uygun olarak çalışmaya başladığında, ne konseyin genel kurulunda ilk kez bir araya gelen bileşenleri ne de bu genel kurul ile görev alan yönetim kurulu üyeleri, Konseyin sonraki beş yıl içinde Ankara’ya bu denli etkin ve aktif bir sivil iyilik yapılanması kazandıracağını ön görmüşlerdi. Ankara Kent Konseyi, kentin yakın tarihinde belki de ilk kez, isteyen herkesin kapısından girebileceği, kent ve kentli için değer üretebileceği binlerce gönüllü yüreği bir araya getirdi. Birlikten kuvvet doğdu…

 

Donanımlı ve dirençli bir kent ve toplum için, kentsel sorunları ortak tartışmak, demokratik katılımı geliştirmek ve sivil toplumu güçlendirmek için farklı paydaşları bir araya getiren Ankara Kent Konseyi’nin onlarca çalışma grubu ve meclisleri, sürdürülebilir bir iletişim içinde, bilgi ve deneyim paylaşımına dayalı süreçler içinde çalıştı, fikir üretti, öneri geliştirdi, bilgilendirme çalışmaları yaptı, farkındalık ve dayanışma faaliyetleri yürüttü. Grupların ve meclislerin üyeleri, çeşitli diğer gönüllüler ve katılımcılar tarafından, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin desteği, yürütme kurulunun kolaylaştırıcılığında gerçekleşen binlerce buluşma ve çalışma, Konsey binası ve etkinlik alanlarını kimi zaman bir arı kovanına dönüştürdü. Bir başka deyişle, üretilen değerler sadece kent konseylerinden beklenen tavsiye kararlarının hazırlanmasına yönelik içeriklerle sınırlı kalmadı. Dayanışma ve birleştirici anlayış sınırları aştı…

 

Ankara Kent Konseyi’nin oluşturduğu sosyal fayda eko-sistemi bir değer yaratma ve toplumsal kenetlenme ortamını da beraberinde getirdi. Bu ortam içinde, sadece Ankara’nın değil, bir başka kentin acil ihtiyaçlarına el verilen süreçler yaşandı; 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan eş zamanlı depremlerin yol açtığı büyük ölçekli ve yaygın yıkım sonrası Ankara Kent Konseyi’nde yaşanan dayanışma ve yardımlaşma döneminde olduğu gibi. Ankara’da onlarca yıl sonra, gönüllülük ruhunu yeniden yeşerten Ankara Kent Konseyi’nin eko-sistemi, deneyim ve bilgi ortaklığından aksiyon ve birikim kazanarak edindiği birleştirici gücü toplumsal yaraları sarmak ve toplumsal farkındalıkları artırmak için seferber etti.

 

Ankara Kent Konseyi, Türkiye’de giderek daha çok özlemi duyulan toplumsal dayanışmanın, ayrıştırıcı değil birleştirici bir ruhla ve birlikte çalışarak iyilik ve değer üretmenin en somut örneği oldu. Bu anlamda, gerek küresel, ulusal, kentsel ve toplumsal duyarlılık konularının gerekse kentsel, sosyal ve yönetsel sorunların dile getirilmesinde, çözüm aranmasında ilgili kurum ve kuruluşlar kadar aktif bir gündem takip etti. Ankara, kent konseyi bileşenlerinin katkısıyla gerçekleşen nice değerli etkinliğin yanısıra, mimari yarışmaların yeniden açıldığı, ilk bisiklet meclisinin kurulduğu, ilk kez uluslararası bir iklim zirvesinin yapıldığı, Cumhuriyetin çeşitli yüzüncü yıllarının geniş katılım ve coşkuyla kutlandığı, Ahi Şerefeddin Cami ve Gordion Antik Kenti gibi iki kültür mirasının eş zamanlı olarak UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesi’ne girdiği bir başkent oldu.

 

Ankara Kent Konseyi 2019-2023 dönemi, şüphesiz, Ankara’nın yerel yönetim tarihinde, akademisyeninden iş insanına, ev kadınından kurum çalışanına, öğrencisinden muhtarına uzanan bir sosyal yelpazede, çok çeşitli uğraş, meslek ve iş sahiplerinden gelen, farklı yaş gruplarından oluşan gönüllülerin komşusuna, mahallesine, kentine ve ülkesine yaptığı çok boyutlu katkılar açısından özel bir döneme sahne oldu. Bu birikimin özünü aktaran Seyir Defteri hem yaşanan gündemin bir günlüğü, hem de başta yerel yönetim olmak üzere, Ankara’nın geleceğine yön verecek tüm kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının toplumsal ortaklaşmadan alacakları ivmenin ve katılımcı hizmet süreçlerinin tarihi bir belgesi olarak okunmalı. Gücünü dayanışmadan alan bir sivil toplum yapılanması olarak Ankara Kent Konseyi, umuyorum ki, yeni çalışmalar ve hedefler için birikimleri ortaklaştırmaya aynı enerji ve motivasyon ruhu içinde önümüzdeki dönemlerde de devam edecek.

Bu içerik Seyir Defteri 2019-2024, 4. Cilt s. 102’den alınmıştır. İçindekilere dön →

Fotoğraflar

Bu içeriği paylaşın: