Misal, Ankara sizi Frig Medeniyeti’ne başkentlik yapan Polatlı’daki Gordion ile binlerce yıl öncesine götürebilir. Sonrasında Lidyalılar ve Persler geldi, geçti. Tarihi Ankara Kalesi’ni ilk yapan ise Galatlar’dı. Galatlar’ı yenerek Ankara’yı ele geçiren Romalıların dönemine ise ayrı bir parantez açmak lazım. Çünkü, bu dönemde halk tarafından seçilen iki ayrı meclis vardı. Bu meclisler, kentin bütün gereksinimlerini tespit ediyordu. “Kent Meclisi” ve “Halk Meclisi” şeklindeki bu yapı, bütün kararları alma yetkisine de sahipti. Sonrasında Selçuklular, Ahi Cumhuriyeti ve tabii ki Osmanlılar da Ankara’nın tarihi ve kültürel miraslarına büyük izler bıraktı.
“Şehirlerin/kentlerin mirası, tarihlerinde saklıdır.”
Kentlerin ve ulusların büyük dönüm noktası yaşadığı günler vardır. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya ayak bastığı 27 Aralık 1919, bu dönüm noktasının kilometre taşıdır. “Şehirlerin/kentlerin mirası, tarihlerinde saklıdır” hatırlatmasını bir kez daha yapmakta fayda var:
Ankara “diriliş”tir… Ankara, “kurtuluş”tur… Ankara, “kuruluş”tur… Ankara “cumhuriyet”tir… Ankara “başkent”tir…
Ve Ankara, bir kent olarak hem yaşam biçimini hem de kent kimliğini oluşturan tüm unsurların gücünü bunlardan alır, almalıdır.
Cumhuriyet ile bir asrı taçlandıran başkent Ankara, elbette dünya başkentleriyle de yarış halinde olmalı.
Ancak, yarış halinde olduğu dünya başkentlerinin birçoğunda bir kimlik, öne çıkan özellik ya da yaşam tarzı var. Hem devlet hem de yerel yönetimler; kentin kimliğini, öne çıkan özelliklerini ve yaşam tarzını koruma bilincindeler. İşte bu organize yapı, “kentlilik” kavramını doğuruyor.
Ankara’da aslında var olan ancak 2019’da güçlü bir şekilde kendini kentine gösteren Ankara Kent Konseyi, kentli ile yerel yönetim arasında ulaşımı kolay bir köprü kurdu; “Bu kenti seviyorum” diyen herkese kucak açtı. “Partisi Ankara, enerjisi 6 milyon, gücü ortak akıl, parolası katılımcı demokrasi” çağrıları ise Ankaralılardan karşılık buldu.
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, “Bir başkent her zaman başkenttir, konuşur” dediği gibi Ankara Kent Konseyi de farklı kesimlere sadece “söz” hakkı değil, aslında “ses” hakkı verdi.
Ankara Kent Konseyi, bu kentte yani başkentte yaşayan insanların yerel yönetim süreçlerini anlamalarına da katkı sundu, sunuyor. Kentin geleceğine “kentli” karar veriyor. Ankara’nın zengin tarihi konuşuldu, konuşulmaya devam edilsin. Ankara’nın zengin kültürel mirası konuşuldu, konuşulmaya devam edilsin. Ankara’ya karşı işlenen suçlar ve kabahatler konuşuldu, konuşulmaya devam edilsin. Ankara’nın başıboş sokak köpekleri sorunu konuşuldu, konuşulmaya devam edilsin. Ankara’nın engelli bireyler açısından zorlukları konuşuldu, konuşulmaya devam edilsin.
“Önce kendim için” yerine “Önce kentim için” diyen Ankaralılar var olsun ki Ankara yaşasın, nefes alsın.
Bu içerik Seyir Defteri 2019-2024, 4. Cilt s. 81’den alınmıştır. İçindekilere dön →
