Beylikler devrinde oligarşik bir kent cumhuriyetine ev sahipliği yapmış, Antik Roma geçmişinde eyalet başkentliği yapmış ve sekiz önemli tarihi yolun kesişiminde yer alan Ankara’nın yakın tarihinde üç tarih çok belirleyicidir. Bunların ilki Bağımsızlık Mücadelesinin başkenti olmasını sağlayan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin toplandığı gün olan 23 Nisan 1920’dir. Diğer ikisi ise modern dönemde yeniden elde ettiği bu başkent konumunu perçinleyen 13 Ekim 1923 ve Cumhuriyetin ilan edildiği 29 Ekim 1923’tür. Böylelikle kadim bir kent olan Ankara’nın, Cumhuriyetin başkenti ve Cumhuriyet döneminin kalbi oluşu benimsenmiştir. Ankara’nın o günden sonraki gelişimi, bütün Anadolu için bir örnek teşkil etmiştir. Başkent olmasının ayrıcalığıyla ekonomik, toplumsal, kültürel vb. alanlarda her geçen gün gelişen ve büyüyen şehir, doğal yapısı, kentleşme dinamikleri, fiziki ve sosyal özellikleri ile mesafe almaya ve değişmeye devam etmiştir. Bu köklü değişim ve dönüşümün ardından, bir duraklama ve gerileme evresi kabul edilebilecek bir dönem yaşansa da, ardından, 2019 yılında yapılan Yerel Seçimler ile tekrar yükselişe geçmiş, tarihsel mirasına ve geçmişine uygun bir rotaya yeniden yönelmiştir.
Dr. Aylin YAMAN
Cumhuriyet Halk Partisi Ankara Milletvekili
Cumhuriyetin başkenti Ankara, özellikle Kent Konseyi eliyle, katılımcı, şeffaf ve ortak aklın kent yönetimine yansıdığı bir sürece yeniden dönmüştür. Kentte yaşayanların kentlilik bilincini, kent yaşamında huzuru, refahı ve mutluluğu merkezine alan bir gündemle yola çıkılmıştır. Bu yolda uzun erimli ve dönüştürücü nitelikte adımların atılması hususunda oldukça önemli kararlar alınmıştır. Kentin yönetiminde etkin olmayı güç ve iktidarın ötesine taşıyan bir anlayışla, kırılgan grupları gözeten bir tasarlama, planlama ve karar alma tarzında ısrarcı olunmuştur. Kent Konseyi Ankara’nın bugününün ve geleceğinin yapılanmasına dönük ana eğilimlerin belirlendiği bir merkezi yönetsel unsur olma sınırlarını aşma hedefini ortaya koymuştur. Eylem ve işlemleriyle her aşamada vurgulanan bir yatay ilişkiler ağının çekirdeği olma hedefi doğrultusunda yoluna devam etmektedir. Onlarca üyesi, çalışma grupları ve meclisleri ile kent yaşamına damga vuracak belirli bir projeden etkilenecek olan herkesin, ilgili projenin her yönüne ve aşamasına, yalnız talep edici değil, fiilen bir karar alıcı olarak ve eşitlik temelli katılımını sağlama idealini kağıt üzerinde bırakmamıştır.
Birincil kazanım, Ankara kent merkezinin yeniden güçlü bir çekim alanı olma hedefinde yaratılan uzlaşmadır. Artan nüfusa paralel olarak kentin çevre ilçelerinin ve kent merkezinin eşzamanlı ve birbiriyle uyum içinde gelişip genişlemesi için bileşenlerin ortak iradesi kayıt altına alınmıştır. Ağır baskı altına alınan doğal kaynaklarına ve ranta karşı yeterince korunmayan güzelliklerine konsantre olunmuştur. Ankara, bir tarafıyla, başkent olma kimliğine yaraşır bir biçimde bir öğrenci, bürokrat ve emekli şehridir. Diğer yandan gittikçe büyüyen niteliğiyle bir endüstriyel ve tarımsal üretim kentidir. Birbiriyle yer yer uyumlaştırılması zor ve iç içe geçen nitelikleriyle kentte yaşayanlar üzerinde hava kalitesi, araç yoğunluğu ve trafik altyapısı gibi kriterler açısından bir dönem ihmal edilmiş bir metropoldür. Evrensel kriterlere bağlanmış yaşanabilirlik kriterleri bakımından eşitlikçi karar mekanizmalarının güçlendirilmesi gözle görülür bir iyileşmeyi beraberinde getirmiştir. Vatandaşa doğrudan teması ilke edinen bir kent yönetimi, uyumlu çalışma isteği, iradesi ve iş üretme azminin etkisiyle hızlı bir iyileşme başarılmıştır. Tamamen gönüllülük esasında çalışan Ankara Kent Konseyi, COVID-19 pandemisi gibi küresel ölçekli bir sınamadan, dayanışmanın gücüyle ve yenilenerek çıkmıştır. Olağanüstü kompleks sağlık krizleriyle başa çıkmak, ancak güçlü kentlerin, halkçı bir anlayışın, kimsenin geride bırakılmadığı bir bakış açısının üstesinden gelebileceği bir büyük mücadeledir. Bu çerçevede Ankara deneyimini ve Ankara’da vatandaşlarıyla, demokratik kitle örgütleriyle ve yöneticileriyle gösterilen çabayı takdir etmemek mümkün değildir. Küresel bir salgında, kentte yaşayan herkesi ve özellikle kırılgan grupları odağına alan yenilikçi ve dinamik tutumuyla Ankara Kent Konseyi, kent yaşamının vazgeçilmez bir öğesi olduğunu ortaya koymuştur. Bileşenlerinin ve özellikle GENÇLİK MECLİSİ’nin katkılarıyla Kent Konseyi, toplumsal sorunlarla baş etmede umudu yansıtan ve diğer kentlere örnek oluşturan katılımcı bir yönetimin, eşitlikçi politikaların, dayanışmanın ve dinamizmin hayat bulduğu bir kurum olarak çok önemli bir sınavı üstün başarıyla vermiştir. Tüm bunları görmek, bir Ankaralı olarak benim açımdan hem mutluluk, hem de gurur kaynağıdır…
Bu içerik Seyir Defteri 2019-2024, 4. Cilt s. 58’den alınmıştır. İçindekilere dön →
