Şevket Bülend Yahnici’nin Haber Ankara Röportajı Ankara’nın Kalbi: Ankara Kalesi

Şevket Bülend Yahnici’nin Haber Ankara Röportajı Ankara’nın Kalbi: Ankara Kalesi

Haber Ankara, tarihten günümüze mimari yapısını koruyan Ankara’nın en değerli simgelerinden olan Ankara Kalesi’nin önemini ve güncel sorunlarını Ankara Kent Konseyi Ankara Kalesi Çalışmaları Meclisi Başkanı Şevket Bülend Yahnici ile değerlendirdi.

 

Bize kendinizden biraz bahseder misiniz?

 

Ankara Samanpazarı doğumluyum. Şu oturduğumuz yere 700-800 metre civarında bir evde doğdum Yahudi Mahallesi’ne inen yolda. Dolayısıyla Hergelen meydanı, Dericiler Caddesi, Işıklar Caddesi, Konya Sokak, Bentderesi, Hamamönü, Hacettepe, Samanpazarı, Ankara Kalesi ve çevresi gençliğimizi soluyarak geçirdiğimiz yerde doğup, büyüdük ve yetiştik.

 

“Türkiye’nin kalbi Ankara, Ankara’nın kalbi Altındağ ve Altındağ’ın kalbi ise Ankara Kalesi.”

 

Bu inanç ile yola çıkarak milletvekili olduktan sonra daha da sıklaştırmak suretiyle, Ankara Kalesi ve çevresini sosyal ve kültürel boyutu ile sorunlarını çözmeye çalıştık. Burada bir dernek kurduk, bu derneğin adı Ankara Kalesi Derneği. Bu işe gönül veren arkadaşlarımız ile birlikte, muhtelif faaliyetlerde bulunduk ve 6-7 tane festival yaptık. Müthiş şeyler yapıldı buralarda, tabii bilenler ve bilmeyenler, takdir edenler ve etmeyenler olarak her şeyin seveni ve sevmeyeni vardır. Ama biz iyi niyetle ve bütün iyi niyetimizin yansıması olan işlerle kaleye bir şeyler katma gayretinde olduk. Ankara Kent Konseyi bütün siyasi partilerin, valiliğin ve bağlı birimlerin temsil edildiği bir birliktelik ile Ankara Kent Konseyi Ankara’nın problemlerine çare bularak önemli zaman diliminde önemli çalışmalar yapıyor. Bu çalışmaların içinde Ankara Kent Konseyi Ankara Kalesi Çalışmaları Meclisi diye bir meclis oluşturduk.

 

Bu meclisin içinden de bir yürütme kurulu oluşturduk, bu yürütme kurulunda 15 ile 20 kişi arasında zaman zaman değişen bilim insanları var; bu işe gönül vermiş sanatçılar var, galeri sahipleri var, esnaf arkadaşlarımız var. Kalenin aktörleri var, kalenin figürleri var. Bunun dışında valiliğin temsilcileri, kültür müdürlüğümüzün temsilcileri, Altındağ Belediyesi’nin temsilcileri, Büyükşehir Belediyesi’nin temsilcileri olmak üzere burada birliktelik halinde ve bileşini olarak kaleye hizmet etmek için gayret içindeyiz.

 

Ankara Kalesinin; sosyal, kültürel, yapısının tarihten günümüze korunmasını nasıl değerlendirirsiniz?

 

Kale çok önemli bir figür, Hacı Bayram’ın da yine UNESCO listesine girebilmesi için gayret var. İnşallah bunlar başarılır, ama biz Ankara Kalesi ile ilgili birtakım problemleri çözerek ilerlemeye çalışıyoruz. Bu problemler içinde çok önemlileri var. Kale’de güvenlik bir problemdir; otopark bir problemdir, trafik bir problemdir, kalenin trafiksizleştirilmesi bir problemdir. Belki de insansızlaştırılması bir problem. Bunun dışında korunmaya müstahak evlerin, seçilip korunması ve korunur hale getirilmesi önemli. Bu korunmuş evlerin sanat galerisi, kafe, restoran vs. gibi kültür sanat ve sosyal hayata kazandırılması bizim yaşamasını ümit ettiğimiz gelecekteki kalenin unsurlarıdır. Bu anlattıklarım Iç Kale için geçerliydi. Dış Kalede esnaf ile birlikte yaşayan bir hayat devam ediyor. Kalede en büyük problem; güvenlik ve trafik konusudur. Bu kadar yoğun araç olmaması lazım. Bu araç trafiğinin kesilmesi lazım. Kalenin en üst yeri olan Akkale’nin müstakil bir müze olarak açılması veya Anadolu Medeniyetler Müzesi’ne bağlı bir müdür müdavimlik şekilde hayata kazandırılmasıdır. Eğer onu yaparsak oradan yabancı turist Akkale’ye kadar çıkabilecek, oradan da aşağı oturmaya münasip yerler de olur. Oralarda insanların zaman geçirebilmesi için restoran ve kafeler de olabilir. Oraya çıkan turist aşağıya yürüyerek inebilecek. Bunlar hep bizim kale için düşündüğümüz çözüm önerileriydi.

 

Otopark probleminin çözümü için Büyükşehir Belediyesi bir komite kurdu. Komitede biz de çalışıyoruz, genel sekreter yardımcısı bir dostumuz bu komiteye başkanlık ediyor. Onun gayreti ile otopark probleminin de büyük ölçüde çözüleceği bir kaleye kavuşacağız. Bütün bunları yaparsak Iç Kalenin sağlıklı bir hale getirilip, otopark problemini çözerek, en önemlisi ise güvenlik problemini çözersek netice alacağız. Güvenlik çok büyük bir problem, maalesef bu sorunu çözemedik. Trafiksiz bir kaleyi hayata geçirmek inşallah sokaklarında ressamların tuvallerini kurup, şövalelerini kurup resim yapacakları, müzisyenlerin ellerinde gitar ve bağlamaları ile müzik yapacağı, sanatın ve kültürün yoğunlukla fışkıracağı bir kale hayalimizdir.

 

Pandemi sürecinden sonra Ankara Kalesi’ne ziyaretçileri çekmek adına Başkent turizmin canlandırılması için sizin verebileceğiniz öngörüler nelerdir?

 

Bu konuda Kent Konseyi olsun, Altındağ Belediyesi olsun geçtiğimiz dönemde yani pandemi evrelerinde çok geniş çalışmalar yaptı. Hedefimiz UNESCO’ya Ankara Kalesi’ni bir açık hava müzesi olarak tescil ettirmek yolunda müracaat olacaktır. Esas hedefimiz bu. Ankara bir açık hava müzesine sahip, fakat Ankaralı bile bunun farkında değil, kale bir açık hava müzesidir. Surları ile alanları ile, burası bir açık hava müzesi.

 

Şevket Bülend Yahnici Ankara Kalesi Çalışmaları Meclisi Başkanı Ankara Kent Konseyi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı

Bu içerik Seyir Defteri 2019-2024, 3. Cilt s. 98’den alınmıştır. İçindekilere dön →

Fotoğraflar

Bu içeriği paylaşın: