Kent Konseylerinin Bileşenleri

Kent Konseylerinin Bileşenleri

Kentler, günümüzde birçok farklı unsuru içinde barındıran karmaşık yapılı, büyük ve kalabalık yapılardır. Kentsel değerler doğası itibariyle, kırsal değerlerden farklılaşmış ve yeni bir forma bürünmüşlerdir. Kalabalık ve geniş kentsel alanlarda ise işbölümü karmaşık bir yapıya sahiptir.

 

Kent konseyleri ise tam da bu gerçeklikten hareketler

 

kentteki birçok karmaşık yapıya rağmen, tüm sosyal

 

grupların farklı dinamiklerine ait birçok paydaşı içinde

 

barındırmaktadır. Bu paydaşların şüphesiz tam bir

 

sıralaması zor olsa da aşağıdaki şekliyle sınıflandırılabilir:

 

A. Merkezi İdare Temsilcileri

 

Anayasa gereği Türkiye, üniter bir devlettir. Bu nedenle de temelde yurttaşlara yönelik kamu hizmeti temelde merkezi yönetim ve yerinden yönetimlerce gerçekleştirilir. Merkezi yönetim, ülke çapında uygulanan kamu hizmetlerini, il ve ilçe düzeyinde bulunan taşra teşkilatı vasıtasıyla yürütür. Bu nedenle kentsel alanlarda merkezi yönetimin hizmet alanı da önemli boyuttadır. Kent konseylerinde bu nedenle mahallin en büyük mülki idare amiri veya temsilcisi (illerde vali, ilçelerde kaymakam) ve mülki idare temsilcileri tarafından belirlenen kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri bulunmaktadır. Kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinin sayısı Kent Konseyleri Yönetmeliği’ne göre en fazla 10 olabilir.

 

B. Belediye Temsilcileri

 

Anayasa’nın 127. maddesinde merkezi yönetimin yanı sıra, yerel ihtiyaçları karşılamak üzere karar organları seçmenler tarafından seçilen yerel yönetimlerin kurulacağı hükme bağlanmıştır. Yerel yönetimler belirli sınırlara uygun olmak şartıyla, hizmette yerellik (subsidiarity) ilkesinin uygularlar. Bu bakımdan yerel yönetimler yurttaşların gündelik yaşantılarıyla iç içe ve en yakın idari birimdir. Bu nedenle kentsel sorunların ve gündemlerin belirlenmesinde yerel yönetimler önemli bir yer oluşturmaktadır. Kent Konseyi Yönetmeliği’nde öngörüldüğü şekliyle kent konseyleri yerel seçimleri takiben belediye başkanlarının çağrısıyla toplanmaktadır. Yönetmelik aynı şekilde belediye başkanı veya temsilcisinin kent konseyinin üyesi olacağını hükme bağlamıştır. Ancak belediye başkanının üyeliğinin, kent konseyini kurma çağrısına yönelik iradesi dışında diğer üyeliklerden bir farkı bulunmamaktadır.

 

C. Muhtarlar

 

Muhtarlar, köy veya mahalle düzeyindeki yönetimlerin başındaki kişidir. Köy ve mahalle yönetiminin başında olmak farklılık arz etmektedir. Köy anayasal bir yerel yönetim birimiyken, mahalleler genellikle devletin mahalle düzeyindeki bir temsilcisi olarak belediye yönetimiyle birlikte düşünülmektedir. Ancak her koşulda muhtarlar vatandaşa en yakın yetkili konumundadır.

 

Özellikle metropoliten kent yönetimi açısından en küçük ölçekteki sorunları tespit ve gündeme taşıma konusunda muhtarların önemi açıktır. Kent Konseyi Yönetmeliği, mahalle sayısı 20’ye kadar olan belediyelerde tüm mahalle muhtarlarının, diğer belediyelerde ise toplam muhtar sayısının yüzde 30’unu geçmemek ve 20’den az olmamak üzere kendi aralarından seçecekleri temsilcilerin kent konseyi üyesi olacağını belirtmiştir.

 

D. Üniversiteler

 

Üniversiteler, yüksek düzeyde eğitim veren ve bilimsel faaliyetler yürüten kuruluşlardır. Üniversitelerin kentlere kattığı değer çok boyutludur. Üniversiteler, kentlerde öğrenci potansiyeli ile kent çehresini değiştirmekle birlikte, bir yandan yürüttükleri araştırma ve geliştirme faaliyetleri ile kentsel ekonomiye katkı sunmakta bir yandan da kentlerde kültürel bir değişimi sağlamaktadır.

 

Bu nedenle kentler için üniversiteler önemli bir sembol haline gelmektedir. Kent Konseyi Yönetmeliği, üniversitelerden ikiden fazla olmamak üzere en az bir temsilci bulunacağını belirtmiştir. Ancak kentte üniversite sayısı birden fazla ise her üniversiteden birer temsilci kent konseyi üyesi olmaktadır.

 

E. Dernekler

 

Dernekler, kâr amacı gütmeden, belirli amaçlara yönelik insan topluluğu olarak faaliyet gösteren tüzel kişiliklerdir. Kentsel alanda farklı amaçlar için toplanmış yurttaşların belirli amaçlar için oluşturdukları irade bakımından dernekler önemli bir sosyal niteliğe sahiptir.

 

Bu haliyle de çok farklı konu, amaç ve hedeflerde oluşturulmuş dernekler kentsel yaşamı etkilemektedir. Bu nedenle Kent Konseyi Yönetmeliği, o kentsel alandaki derneklerin temsilcilerinin sayı sınırı belirtmeksizin kent konseyi üyesi olabileceğini öngörmüştür.

 

Kentsel değerler doğası itibariyle, kırsal değerlerden farklılaşmış ve yeni bir forma bürünmüşlerdir. Kalabalık ve geniş kentsel alanlarda ise işbölümü karmaşık bir yapıya sahiptir. Kent konseyleri ise tam da bu gerçeklikten hareketle kentteki birçok karmaşık yapıya rağmen, tüm sosyal grupların farklı dinamiklerine ait birçok paydaşı içinde barındırmaktadır.

 

F. Vakıflar

 

Vakıflar, belirli mülk ve hakların belirli ve sürekli amaca tahsisini kapsayan tüzelkişilerdir. Vakıflar, Türkiye’de yüzyıllardır süregelen bir geleneği temsil ederler. Tarih boyunca vakıflar, devletin özellikle coğrafi ve ekonomik olarak devletin ulaşamadığı alanlarda sosyal dengeyi gözeten kuruluşlar olmuşlardır. Bu nedenle de kentsel hayat için önemli kuruluşlardır. Kent Konseyi Yönetmeliği, dernekler ile aynı şekilde vakıf temsilcilerinin de sayı sınırı olmaksızın kent konseyine üye olabileceğini öngörmüştür.

 

G. Sendikalar

 

Sendikalar kentsel alanlarda çalışan insanların, sosyal ve ekonomik çıkarlarını korumak üzere kurulmuş, hem sosyal hem de ekonomik bir yönü bulunan bağımsız kuruluşlardır. Kentsel ekonominin içerisinde, işçi ile işverenler arasındaki ilişkilerin belirginleştirilmesi ve uzlaştırılması için sendikalar hayati önemdedir. Aynı zamanda kentler karmaşık işbölümü ve yüksek uzmanlaşmaya dayanan bir çalışma hayatına sahip olduğundan sendikalar bu alanda önemli sözcülerdendir. Kentsel ekonomide çalışan kesimlerin kitlesel büyüklüğü düşünüldüğünde, birçok konuda sendikalar toplumsal meselelere müdahil olmaktadır. Kent Konseyi Yönetmeliği de sendikaların sayı sınırı olmaksızın kent konseyine üye olabileceğini öngörmektedir.

 

H. Meslek Kuruluşları

 

Meslek odaları, belirli meslek gruplarının yapmış oldukları işleri kolaylaştırmak, dayanışma sağlamak, mesleğe yönelik çıkar savunuculuğu yapmak ve meslek içi haksız rekabeti önlemek için kurulmuş yapılardır. T.C. Anayasası 135. Maddeye göre kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları kanunla kurularak, organları kendi üyeleri tarafından yargı gözetimi altında gizli oyla belirlenmektedir. Odalar kentsel alanda farklı iş ve meslek gruplarına yönelik olarak büyük bir etki alanına sahiptir.

 

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türk Tabipler Birliği, Türk Diş Hekimleri Birliği, Türkiye Barolar Birliği, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği bu meslek kuruluşlarındandır. Bu nedenle özellikle kentsel gündemi belirlemede odalar ve birliklerin işlevi ve kentsel düzeydeki uygulamalara vereceği tepkiler önemlidir. Kent Konseyi Yönetmeliği de meslek odalarının kent konseyine sayı sınırı olmaksızın üye olabileceğini öngörmüştür.

 

I. Esnaf Kuruluşları

 

Meslek odalarının yanı sıra esnaf kuruluşlarının kökeni öncelikle Ahilik Teşkilatı’na, daha sonra ise 15. yüzyılda Osmanlı Devleti’nde kurumsallaşmaya başlamış lonca teşkilatlarına dayanmaktadır. Her iki teşkilat biçimi de Osmanlı Devleti’nde temelde kentte bulunan esnafın ahlaklı ve dayanışma kültürü ile iş hayatını sürdürmesi için faaliyetler yürütmekteydi. Loncalar, aynı işi yapan esnafların bulundukları yerlerde etkinliklerini sürdürerek kentsel ekonomik ilişkilerde önemli bir yer tutmaktaydı. Aynı şekilde bugün Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Federasyonu ve bağlı federasyonlar başta olmak üzere esnaf kuruluşları da kentsel ölçek büyüse de temelde aynı mantık üzerine çalışmakta ve kentsel ekonominin önemli aktörleri olan esnafların sesi işlevi görmektedir. Kent Konseyi Yönetmeliği, esnaf kuruluşlarının da sayı sınırı olmaksızın kent konseyine üye olabileceğini öngörmüştür.

 

İ. Siyasi Partiler

 

Siyasi partiler, ülkeyi yönetme iddiasında olan ve birbirine yakın siyasi görüşlere sahip insanlar tarafından oluşturulan kuruluşlardır. Demokratik yaşam biçimi için siyasi partiler kişilerin ilke ve hedeflerini gerçekleştirmesi için en önemli siyasal araç konumundadır.

 

Bu nedenle de kentsel siyasetin içerisinde de farklı toplumsal görüş ve düşüncelerinin öne çıkabilmesi adına siyasi partiler de kent konseylerinde faaliyetler yürütür.

 

Ancak siyasi partiler kent konseyi genel kuruluna davet edilmekle birlikte, kent konseyinin karar, yönetim ve çalışma organlarında parti temsilcisi sıfatıyla bulunamazlar.

 

J. Kent Konseyinin Meclis ve Çalışma Grupları

 

Kent Konseyi Yönetmeliği, kent konseylerinin görev alanına giren konularda meclis ve çalışma grupları oluşturabileceğini hükme bağlamıştır. Bu konudaki meclisler ve çalışma grupları kentlerin ihtiyaçları ve talepleri doğrultusunda belirlenir. Kent konseyi çatısı altında kente dair konulara ve gruplara dair oluşturulan meclis ve çalışma gruplarının birer temsilcisi de kent konseyi üyesi olarak faaliyet yürütmektedir.

 

Meclisler kentsel kamusal hayata ilişkin çok geniş konularla ilgili faaliyet göstermekte olup, kendi başkan ve yürütme kurullarını seçebilmekte, gerekirse kendi çalışma gruplarını oluşturabilmektedir.

 

Kent konseyi altındaki çalışma grupları ise kente ilişkin, zamana, mekana ve olaya özgü konularda tematik fikir ortaklıkları için kurulmuş daha dar gruplardır. Meclisler ve çalışma grupları kent konseyinde esas üretim alanı ve etkileşim ortamıdır.

 

Kentsel siyasetin içerisinde de farklı toplumsal görüş ve düşüncelerinin öne çıkabilmesi adına siyasi partiler de kent konseylerinde faaliyetler yürütür. Ancak siyasi partiler kent konseyi genel kuruluna davet edilmekle birlikte, kent konseyinin karar, yönetim ve çalışma organlarında parti temsilcisi sıfatıyla bulunamazlar.

Bu içerik Seyir Defteri 2019-2024, 3. Cilt s. 28’den alınmıştır. İçindekilere dön →

Fotoğraflar

Bu içeriği paylaşın: