Ankara Kent Konseyi ev sahipliğinde 18 Mart 2023 tarihinde Başkentte “Dayanışma Depremden Güçlüdür” temasıyla farkındalık zirvesi düzenlendi., Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın da katıldığı zirveye; Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve Ankara Kent Konseyi Onur Kurulu Üyesi Murat Karayalçın, AKK Başkanı ve Türkiye Kent Konseyleri Birliği Başkanı Halil İbrahim Yılmaz ile sanatçılar ve bilim adamları katıldı.
Mansur Yavaş: “Yaralarımızı Birlikte Saracağız”
Katılımcılar Kahramanmaraş depreminin saati olan “04:17” yi temsil eden süreli konuşmalar yaptı. Ankara Kent Konseyi ev sahipliğinde gerçekleşen zirvede ilk sözü alan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş; “Kentimizi hep birlikte yönetmeye çalışıyoruz. Bir afet anında iş birliği yapması gerektiği zamanda ortak aklı ve ortak çalışmayı harekete geçirerek Türkiye’de bütün yaralarımızı hep birlikte saracağız. Şehirlerimizde daha akılcı, bilim ne diyorsa onu yapacak şekilde yine sivil toplum kuruluşlarıyla ortak akılla harekete geçerek bir daha bu hataları yapmayacağız” dedi.
“Kamu Yöneticilerinin En Önemli Görevi Önce Afete Hazırlık”
ABB Başkanı Mansur Yavaş, konuşmasında şehir sellerine de dikkat çekerek, “Bugün burada toplanmamızın gerekçelerinden biri olan deprem gerçeği… Biz 6 Şubat’tan beri alandayız ama yaptığımız sadece kurtarma çalışması… Yani yanlışlık burada… Deprem olduktan sonra yardıma koşmak, insanları kurtarmaya çalışmak mesele değil. Kamu yöneticilerinin en önemli görevi önce afete hazırlık, afetin olmasını engellemek” dedi.
“Rant uğruna, para hırsı uğruna maalesef önce imar veriyoruz çok katlı binalar yapıyoruz sonra yıkılınca da niye yıkıldı diyoruz” diyerek sözlerine devam eden Mansur Yavaş, deprem gerçeğinin altını şu sözlerle çizdi:
“Birincisi bu, afet olmadan deprem olmadan hatalarımızdan ders alarak işe başlamak durumundayız. İkinci olarak liyakat söz konusu… Yani bugün depremde gördüğüm hiçbir kamu kuruluşunu incitmek istemem ama liyakatin olmadığını gördük… Sonra kendiliğinden sivil toplum ortaya çıktı.
Evet 1400 belediye oradaydı fakat 1400 belediye kendiliğinden hareket etti. Şu anda Türkiye’de en dinamik kuruluşlar Büyükşehir Belediyeleri ve belediyeler… Liyakat sahibi yöneticilerimiz de var onlarla iş birliği yaparak depremin ilk gününden beri deprem bölgelerinin tamamında bir şekilde çalıştık. Önce arama kurtarma çalışmaları daha sonra enkaz ve hayatın normalleşmesi için çalışmalar yapmaya başladık. Şimdi de o bölgeleri kalkındırmak için Ankara Büyükşehir belediyesi olarak ne yapabiliriz onlara çalışıyoruz.”
Mansur Yavaş: “Ortak Çalışmayı Orada da Harekete Geçireceğiz.”
ABB Başkanı Mansur Yavaş konuşmasını ortak aklın ve ortak çalışmanın önemine vurgu yaparak şu sözlerle tamamladı; “Ankara Kent Konseyi bir Sivil Toplum Kuruluşu; 1.800 kadar katılımcısı var, 5000 gönüllüsü var… Sürekli toplanıyor. Şehre ait söyleyecekleri her şeyi söylüyorlar ve kentimizi hep birlikte yönetmeye çalışıyoruz. İsmi ne olursa olsun vakıf, dernek, tüm sivil toplum kuruluşları kendiliğinden ortaya çıktı oralarda bir şeyler yapmaya çalıştı. Buradan bir mesaj çıktı demek ki önce belediyeler valilikler ve aynı zamanda sivil toplum kuruluşları afet sonrasında birlikte hareket ettikleri zaman çok daha fazla can kurtarılacak çok daha az hasar olacak diye düşünüyorum. Sivil toplum kuruluşları dolayısıyla sadece kente ait fikirlerini söylemeleri gerektiği kadar böyle bir afet anında iş birliği yapması gerektiği zamanda kendiliğinden ortaya çıkıp yine ortak aklı ve ortak çalışmayı orada da harekete geçirmek suretiyle biz inşallah Türkiye’de bütün yaralarımızı hep birlikte saracağız. Şehirlerimiz de daha akılcı, bilim ne diyorsa onu yapacak şekilde yine sivil toplum kuruluşlarıyla herkes ortak akılla harekete geçerek bir daha inşallah bu hataları yapmayacağız. İbret alalım diyorum…”
Halil İbrahim Yılmaz: “Çalışmalarımızı Ülke Çapında Yürüteceğiz.”
Toplantı öncesinde, Türkiye Kent Konseyleri Birliği’nin yeni yönetimi tarafından “katılımcılığın kalbinin de Ankara” olması gerekçesiyle başkanlık görevine seçilen Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz görevi devralarak şöyle konuştu: “Ankara’nın 6 milyon yurttaşın değil, 85 milyonun ikametgahı olduğunu belirterek,”Ankara Milli Mücadelenin karargahı, mazlum milletlerin başkentidir. Cumhuriyetin Samsun’dan başlayan kutlu yürüyüşünün nihayete erdiği, yeniden dirilmenin kenti. Konuşabilen, demokrasinin mabedi bir kent. Bütün sosyolojileri ile yeniden büyütmeyi başlattığımız bu kent, katılımcı kültürün başkenti oldu. 9 başkan arkadaşımla birbirine koltuk ikram eden politik hayatımıza ilginç bir deneyim aktarmaya çalışan herkesin birbirinin önünü açtığı hiyerarşinin olmadığı ve bunun konforunu sınırsızca yaşadığımız bir ekibiz. 30 çalışma grubu, 5 meclis, 33 yürütme kurulu üyemiz, 5.000 gönüllümüz ve 1.800 bileşenimizle beraber Büyükşehir Belediye Başkanımızın olağanüstü emeği ve katkısı ile yaptığımız bu çalışmayı bundan sonra ülkede 1 yıl boyunca devam ettirerek, Cumhuriyetimizin 101’inci yılında dönem başkanlığını Kocaeli’ne büyük bir onurla teslim edeceğiz”
Halil İbrahim Yılmaz: “Kentsel Dönüşüm İle Rantı Aynı Cümlede Kullanmamalıyız.”
Ankara Kent Konseyi Başkanı Yılmaz, değerlendirmelerini şu sözlerle tamamladı; “Doğanın çığlığı karşısındayız. Deprem, doğanın imdat çığlıdır. Dayanışma depremden büyük diyoruz ama ne yazık ki değil… Hiçbir dayanışma kaybettiğimiz canları geri getirmeyecek. Bu nedenle tedbir depremden güçlüdür diyelim. İyiliklerin hepsini buluşturmaktan başka çaremiz yok. Tedbir alacağız, tedbirli olmak korkaklık değildir. Zihinsel dönüşüm olmadan kentsel dönüşüm olmaz ben böyle düşünüyorum. Kentsel dönüşüm ile rantı aynı cümlede kullanmamalıyız. Bilim ve sanatla barışık süreci kurgulamalıyız. Sokaklardan önce beynimizdeki enkazı kaldırmalıyız. Hayatta başka çaremiz yok, itirazı düşmanlık olarak görmeyeceğiz biz dilini kullanacağız. Ankara’da lüks konut fazlamız var sosyal konut azlığımız var. Bunları düşünerek, çalışmalarımıza devam etmeliyiz.”
Canlı Bağlantılar Ve Videolarla Zirveye Destek
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve Ankara Kent Konseyi Onur Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Tuna canlı bağlantı yaparak zirvede düşüncelerini paylaşırken Büyükelçiler ile eski Milli Futbolcu ve Teknik Direktör Volkan Demirel ise video göndererek zirveye destek oldu.
Ankara Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyeleri Sanatçı Arzu Balkan ve Sanatçı Volkan Severcan’ın sunumuyla başlayan program daha sonra Sanatçı Pınar Ayhan’ın moderatörlüğünde devam etti.
Zirvenin Farkındalık Yaratan Katılımcıları Ve Süreci
Zirve, katılımcıların 6 Şubat Kahramanmaraş depreminin saati olan “04:17” yi temsil eden 4 dakika 17 saniye süreyle söz aldıkları “Türkiye’de Deprem Gerçeği ve Kriz Yönetimi” konulu oturumlar eşliğinde devam etti.
“O An’ın Uluslararası Yansımaları” Oturumu
Katılımcılar: Ayşe VARBANOVA (UN WOMEN Türkiye Direktörü), Paolo MARCHI (UNİCEF Türkiye Temsilci Yardımcısı), Won Ik LEE (Güney Kore Cumhuriyeti Büyükelçisi), Björn Staffan Mikael HERRSTÖRM (İsveç Krallığı Büyükelçisi), Nikolaus Meyer-Landrut (Avrupa Birliği Türkiye Delegasyon Başkanı), Joseph Camille Stephan WİJNANDS (Hollanda Büyükelçisi), Suziki KAZUHİRO (Japonya Büyükelçisi)
Asya VARBANOVA
UN WOMEN Türkiye Direktörü “Türkiye’de 6 Şubat’ta meydana gelen yıkıcı depremler sonrasında BM kadın birimi olarak, felaketten etkilenenlerin yanında ve onlarla dayanışma içinde olduğumuzu bilmenizi isterim. BM kadın birimi, acil müdahale ve uzun vadeli iyileştirme çabalarında toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinin yaygınlaştırılmasını sağlamak için kamu kurumları ve diğer BM kuruluşları ile iş birliği içinde çalışmaktadır.”
Won Ik LEE
Güney Kore Cumhuriyeti Büyükelçisi “Kimseyi geride bırakmıyoruz, zorlukları aşmak için birlikte çalışıyoruz. O gün kardeşçe bir ulus olarak Kore, uluslararası dayanışmanın ön saflarında durdu. Tam olarak 70 yıl önce Kore Savaşı sırasında Türkiye’nin yaptığı gibi. Biz Kore olarak, kardeş Türkiye’nin afeti yenip yeniden daha güçlü ve daha büyük bir ülke olarak yükselene kadar birlikte duracağız.”
Paolo MARCHI
UNİCEF Türkiye Temsilci Yardımcısı “Daha önce hiç tanık olmadığım bu büyük felaketi görüyorum. Aynı zamanda buradaki çocuklardaki umudu da görüyorum, umudun dışında Türk halkının dayanışmasını da görüyorum. Ankara Büyükşehir Belediyesi daha önce hiç görmediğim bir şeyi Maraş halkı için yapıyor. Bana gelecek için umut veren bir şeyi, bu ülke ve ülkenin güneydoğusunun geleceği için umut veren bir şeyi. Bir kez daha ayağa kalkabilecekler. Tüm Türk halkı, uluslararası topluluklara ve bu özel çalışmada Ankara Büyükşehir Belediyesi sayesinde bir arada ve dayanışma içerisindeler.”
Björn Staffan Mikael HERRSTÖRM
İsveç Krallığı Büyükelçisi “6 Şubat tarihinde meydana gelen deprem hayal edilemeyecek büyüklükte bir felaket.
İsveç Hükümeti, İsveç halkı ve Türkiye’deki İsveç temsilcilikleri adına en derin başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Sahada 500 konteyner inşa ettik. Geçici çadırlarda kalan çocuklara oyun oynamaları, sosyalleşmeleri, eğitim almaları ve felaketin yarattığı acıyı hafifletmeleri için güvenli bölgeler inşa ettik. Biz İsveç halkı olarak bu güzel ülke ve Türkiye insanları ile dayanışma içerisindeyiz.”
Nikolaus Meyer-Landrut
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyon Başkanı “Ülkeyi vuran bu korkunç deprem nedeniyle Türk halkına en içten taziyelerimi sunmak istiyorum. Bu durum Avrupa da dahil olmak üzere, halklar ve hükümetler nezdinde bir dayanışma dalgası yarattı. Avrupa Birliği ve üye devletleri Türkiye’ye destek olmak için daha ilk günden buradaydı. Ancak bugün asıl vermek istediğim mesaj şu: Türkiye’yi yalnız bırakmayacağız.”
Joseph Camille Stephan WİJNANDS
Hollanda Büyükelçisi “Kendi gözlerimle bu korkunç felakete şahitlik ediyorum. Bu felaketi yaşayan halkın içinde bulunduğu durumu görmek çok üzücü. Ülkemin, felaketi yaşayan Türk halkıyla yetkilileri ve yardım kuruluşlarıyla dayanışma içerisinde olduğunu dile getirmek istiyorum. Bir amacım da neler yapmaya devam edebileceğimizi gözlemlemek. Depremzedelere ve yetkililere yardım etmeye devam etmek, onlarla çalışmak ve bu insanların kendilerini yalnız hissetmemelerini sağlamak istiyoruz. Geleceklerini yeniden inşa etmek için omuz omuza duruyoruz.”
Suziki KAZUHİRO
Japonya Büyükelçisi “Kendi gözlerimle bu korkunç felakete şahitlik ediyorum. Bu felaketi yaşayan halkın içinde bulunduğu durumu görmek çok üzücü. Ülkemin, felaketi yaşayan Türk halkıyla, yetkilileri ve yardım kuruluşlarıyla dayanışma içerisinde olduğunu dile getirmek istiyorum. Bir amacım da neler yapmaya devam edebileceğimizi gözlemlemek. Depremzedelere ve yetkililere yardım etmeye devam etmek, onlarla çalışmak ve bu insanların kendilerini yalnız hissetmemelerini sağlamak istiyoruz. Geleceklerini yeniden inşa etmek için omuz omuza duruyoruz.”
Ankara Kent Konseyi Danışma Kurulu Üyesi Pınar Ayhan’ın Moderatörlüğünde Gerçekleşen Oturum
Katılımcılar: Halil İbrahim Yılmaz, (Ankara Kent Konseyi ve Türk Kent Konseyleri Başkanı), Yılmaz Özfırat (Hatay Medeniyetler Korosu Şefi), Mehmet Bingöl Altunay (Hatay Medeniyetler Korosu Solisti), Murat Karayalçın (ABB Eski Başkanı, Ankara Kent Konseyi Onur Kurulu Üyesi), Prof. Dr. Mustafa Tuna (ABB Eski Başkanı, Ankara Kent Konseyi Onur Kurulu Üyesi), Volkan Demirel ( E. Milli Futbolcu, Hatayspor Teknik Direktörü), Doç. Dr. Lütfü Savaş (Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı) ve Mansur Yavaş (Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı)
Halil İbrahim YILMAZ
Türk Kent Konseyleri Birliği ve Ankara Kent Konseyi Başkanı “Doğru seslerle tekrar farkındalığı geliştirmeye çalışacaklarını kaydeden Yılmaz; “Onun için, sanatı, sporu, bilim dünyasını kent konseylerinin katılımcı ruhunu, politikacıları, belediye başkanlarını ve halkı aynı anda konuşturup, buradan bir farkındalık geliştirip 4,17 saniyede, insanların 60 saniyede hayatını kaybettiği bir depremde tedbiri nasıl alacağımızı anlatabiliyor olmamız lazım. 60 saniyede 50 binden fazla insan hayatını kaybediyorsa, biz 4,17 saniyede tedbirini nasıl alacağımızı konuşamıyorsak yeni felaketlere davetiye çıkarmış oluruz. Bilime ve sanata isyan eden yapılaşmanın olmayacağı, aynı fay hattı üzerinde ODTÜ öğrencilerinin güçlendirdiği bir binanın ayakta durduğu ve diğer bütün binaların yıkıldığı bir yerde bilim ve sanata itiraz ettiğimiz zaman, öleceğimizi tekrar ilan edeceğimiz, bilim ve sanatla barışık fay hattında yaşayan bir toplum olarak deprem gerçeğiyle farkındalığımızı geliştireceğiz. Kentsel dönüşüm ile rantı aynı cümlede bir daha kurmayacağız. ‘Kentsel donuşum, zihniyet dönüşümü olmadan olmaz’ı tekrar ilan edeceğimiz bir zirve ile toplumumuzun karşısında olacağız.”
Yılmaz ÖZFIRAT
Hatay Medeniyetler Korosu Şefi “Sekiz saat enkaz altında kaldığını belirterek “Çok kırgınım. Biz üç gün yalnız kaldık. Her şeyimiz vardı ama bir gecede bittik. Hatay’ın en zengini ile bir çorba içebilir miyiz diye saatlerce bekledik. Yaşadığımızı hissetmeye çalıştım ama etrafıma baktığımda yaşadığımdan utandım. Her şeyiniz olup ertesi gün bir şeyiniz kalmadığını düşünün. Herkes bize kucak açtı ama üç gün biz çok yalnız kaldık. Her yerden bize ‘yardım et’ sesleri geliyordu. Yaşadığımızı mucize olarak addediyorum. Benim enkaz altında kaldığım binadan 13 cenaze çıktı. O kadim toprakları tekrar ayağa kaldırmak zorundayız. Medeniyetler Korusu ayakta kaldığı sürece orası bir şekilde ayağa kalkacak. Birlikte Türkiye’ysek depremzedelere acımayın. Depremzedelere sahip çıkın. Götür bir gömlek al, karnını doyur. Ama lütfen acımayın. Bizim sahip çıkılmaya ihtiyacımız var.”
Murat KARAYALÇIN
Ankara Kent Konseyi Onur Kurulu Üyesi “Aslında kentsel dönüşüm projelerinin deprem sonrasında çok bir etkisi olmaz. Deprem öncesinde yapılması icap eden projelerdir. Özellikle İstanbul’da beklenen deprem açısından bu bağlamda düşünülmesi gerekmektedir. Halk ile belediye örgütlenerek çalışmalıdır. Küresel salgın döneminde belediyelerin ne kadar başarılı olduğunu gördük. Ankara’mızın, İstanbul’umuzun İzmir’imizin ve diğer kentlerimizin başarısını gördük. Şimdi deprem sırasında görüyoruz ki belediyelerimiz yine aynı başarıyı sergiliyorlar. Destansı çalışmalar yapıyorlar. Kent Konseylerinin bunu da değerlendirmelerini gerekli görüyorum.”
Meltem BİNGÖL ALTUNAY
Hatay Medeniyetler Korosu Solisti “Ağıt seslendiren Hatay Medeniyetler Korosu Solisti Meltem Bingöl Altunay depremi izlemesi belki kolay ama yaşamasının çok zor olduğunu belirterek “Bizler dostlarımızı, akrabalarımızı enkazların altında bıraktık. Çok söyleyecek bir şeyim yok.”
Prof. Dr. Mustafa TUNA
Ankara Kent Konseyi Onur Kurulu Üyesi “Benim dönemimde bazı mevzii imar planlarına ben ‘hayır’demiştim. Ama öyle mevzii imar planları var ki bunlar hakikaten ilerde sıkıntı oluşturacak konumlarda yapılmak isteniyor.
Zemin durumuna göre de statik hesaplarının düzgün bir şekilde yapılıp yapılamadığı bunların da ele alınması lazım.
Kontrollerin de sağlam bir şekilde yapılıp yapılmadığı tetkik edilmeli. Yerel yönetimlerin de yapması gereken işler var. Ve hak sahiplerine düşen görevler de var.
Dolayısı ile topyekün hepimizin sorumluluğu var, herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini düşünüyorum. Bu yapıldığı takdirde afetlerden asgari düzeyde çıkacağımızı düşünüyorum.”
Volkan DEMİREL
Hatayspor Teknik Direktörü “ Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Hep beraber bu felaketi atlatmaya çalışacağız. Hatay’da beş aydır kalıyorum. Onları çok sevdim, onlardan çok büyük değer ve sevgi gördüm. Orayı memleketim gibi gördüm. Zor bir süreç ama hayatımız devam edecek. Bundan sonraki süreçte doğru bir şekilde hareket ederek Hatay ve diğer deprem yaşanan illerimizi ayağa kaldırmak zorundayız. Bunun için milletçe elimizden geleni yapacağız.
Bundan sonra bir daha böyle felaket yaşanmaması için herkes elinden geleni yapacaktır. Bundan sonraki süreçte böyle bir felaket yaşanmaması için her bir fert elinden geleni yapacaktır. Tüm ülkemizin başı sağ olsun. Umuyorum ki bir daha böyle felaket yaşamayız. Hatalardan ders çıkarmalıyız. Birlik ve beraberlik içinde hareket etmeliyiz. En iyi şekilde ülkemizi desteklememiz gerekiyor.”
Doç. Dr. Lütfü SAVAŞ
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı “Biz bir küçük kıyamet yaşadık. Halk belediye ve hükümetler bütün bunların birlikte çalışması gereken, sonuç itibariyle yüzümüzün güleceği böyle büyük afetler sonrası yaşanan olumsuzlukları hep birlikte bertaraf etmek gerekirdi. Ama maalesef başaramadık. Umarım bu sadece bize değil diğer ülkelere ve tüm dünyaya ders olur. Depremden ders alıp Hatay’ın tekrar ayağa kalkması için çalışmalar yapıyoruz.
Esas mesele bundan sonra başlıyor. Hatay’ın bundan sonra nerede nasıl konumlanacağı üzerinde çalışıyoruz bunu çalışırken de gerçekten bize ders olsun diyoruz. Sivil toplum örgütleri ve belediyeler bundan sonra gerçekten doğru işler yapsınlar. Deprem gerçeğiyle karşı karşıya kaldığımızda biz bunu bilimsel metotlarla bertaraf etmiş olalım. Artık bilimin ışığında yürüme zamanı. Bilimin ışığında yürürken de el ele verip bütün disiplinlerden faydalanalım.”
Mansur YAVAŞ
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı “Deprem olduktan sonra insanları kurtarmaya çalışmak mesele değil. Kamu yöneticilerinin en önemli görevi önce afeti engellemek. Hala ovalara imar veriliyor. Ovalara verilen imar ekolojik dengeyi bozuyor. Rant uğruna, para hırsı uğruna binalar yapılıyor ve sonra yıkılıyor.
Hatalardan ders almalıyız. Liyakat olmadığını gördük.
Buna rağmen bu sorunu yaşatan var, yaşatmayan yöneticilerimiz var.
Ona göre işbirliği suretiyle depremin ilk gününden beri 6-7 ilin tamamını bir şekilde çalıştık. Kent Konseyi bir sivil toplum kuruluşu. Şehre ait söyleyecekleri her şeyi söylüyorlar ve kentimizi hep birlikte yönetmeye çalışıyoruz. Belediyeler, valilikler ve aynı zamanda sivil toplum kuruluşları afet sonrasında birlikte hareket ettikleri zaman çok daha fazla can kurtarılacak, çok daha az hasar olacak. İbret alalım diyorum.”
Ankara Kent Konseyi Başkan Yardımcısı Lale Özgenel’in Moderatörlüğünde Gerçekleşen “Deprem, Afet Bilinci Ve Kentleşme” Konulu Oturum
Katılımcılar: İlhan OSMANŞAHİN (Jeofizik Mühendisi), Naci GÖRÜR (Jeolog, Deprem Bilimci, İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi), Saadettin ÖKTEN (Yüksek İnşaat Mühendisi, Mimar Sinan Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi), Ruşen Keleş (Kapadokya Üniversitesi Öğretim Üyesi)
Prof. Dr. Lale ÖZGENEL (MODERATÖR)
Mimar-Mimarlık Tarihçisi, ODTÜ Öğretim Üyesi, AKK Başkan Yardımcısı “Türkiye bir deprem ülkesi, peki bu gerçeği ne kadar biliyor, unutmamak için ne yapıyoruz? Herhangi bir başka afeti beklemeksizin ülke genelinde kurum ve birey olarak seferber olmanın, her türlü felaket senaryosuna hazırlıklı olmayı sağlayacak kurumsal yapılanmayı ve toplumsal bilinci oluşturmanın, eğitimden üretime, anaokulundan fabrikaya, deprem farkındalığını hayatın her katmanında bilinir kılmanın, depreme dirençli ve sağlıklı kentler, depreme güvenli ve yerleşimler planlamak için bilime kulak, uzmanlıklara değer vermenin, katılımcı ve denetleyici süreçler yürütmenin bir gün bile ertelenmeyeceği bir noktadayız. Bundan sonra yapılacaklar için birlikte güç yaratmanın umudunu yaşıyoruz.”
Prof. Dr. İlhan OSMANŞAHİN
“Ovalarımızı artık rahat bırakmak zorundayız, geleceğimiz ve gelecek nesillerimiz için. Bu çok önemli bir problem. Gelecek nesillere yaşanabilir kentler ve ovalar bırakmak zorundayız. Herkes kendi işini ve üzerine düşeni yapmalı. Kentsel dönüşüm ülkemiz için hayati olan ve devlet eliyle yönetilecek bir projedir. Altyapıdaki mevcut sorunlarımızı biliyoruz, kentsel dönüşüm bunu değiştirmek için de bir fırsat aslında ama biz şu ana kadar maalesef onu da değerlendiremedik.”
Prof. Dr. Naci GÖRÜR
Jeolog, Deprem Bilimci, İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi AKK Danışma Kurulu Üyesi “Bu deprem bağıra bağıra geldi. Depremleri durduramayız ama deprem dirençli yerleri oluşturarak depremlere canlarımızı kurban etmeyiz. Deprem dirençli alanları yapmak mümkün. Depremi ciddiye almak için daha binlerce insanın ölmesini beklemeyelim.”
Prof. Dr. Ruşen KELEŞ
Kapadokya Üniversitesi Öğretim Üyesi AKK Onur Kurulu Üyesi “Acaba geçmişten ders almayı başarabildik mi? Bu soru kanımca önemlidir. Bu soruya kesinlikle ‘Evet’ yanıtı maalesef verilemiyor. Resmi ağızlardan yapılan açıklamalara göre; ülkede bir buçuk milyona aşkın riskli yapı var. Bu rakam İstanbul icin yapı stokunun yüzde 30’una yaklaşan ve 300 binin üzerinde bir rakamı ifade ediyor. Karadeniz, Ege, Akdeniz özellikle Marmara kıyılarında depremle birlikte Tsunami beklentileri olduğuna ilişkin tespitler var. Depremi kader alın yazısı, tanrının kullarını cezalandırması gibi akıl dışı yaklaşımlardan kesinlikle uzak durması gerektiği kanısındayım. Böylesine bir yaklaşım yağmur duasına çıkmak zavallılığı ile eş değer olur kanısındayım.”
Türkiye Kent Konseyleri Birliği 6. Dönem Başkanı Hasan Soygüzel’in Moderatörlüğünde Gerçekleşen “Deprem Bölgesinde O An” Konulu Oturum
Katılımcılar: Hasan Soygüzel (Yalova İl Genel Meclisi Başkanı, Türkiye Kent Konseyleri Birliği 6. Dönem Başkanı, Zeynep Özbaş Arıkan (Kahramanmaraş Kent Konseyi E. Başkanı, Türkiye Kent Konseyleri Birliği 4. Dönem Başkanı), Dr. Nevide Kimyon (Hatay Kent Konseyi Başkanı), H. Sinan Temel (Adıyaman Kent Konseyi Başkanı), Av. Rüstem Kadri Septioğlu (Elazığ Kent Konseyi Başkanı), Necati Binici (Gaziantep Kent Konseyi E. Başkanı, Türkiye Kent Konseyleri Birliği 8. Dönem Başkanı)
Hasan SOYGÜZEL
Yalova İl Genel Meclisi Başkanı, Türkiye Kent Konseyleri Birliği 6. Dönem Başkanı “Böyle anlarda insan sevdiklerini düşünüyor. Onların yanında olmak istiyor. Böyle bir dürtü ile bölgeyi ziyaret ettim. Kahramanmaraş’tan girip Adana’dan çıktım. Gördüğüm manzara Marmara depreminin çok küçük olduğu gösterdi. Felaket bizi derinden sarstı ve büyük bir çaba sarf etmemiz gerektiğini gördük. ‘Ölenle ölünmez derler’ atalarımız. Sürdürmek zorunda olduğumuz hayatımız var. Bu hayatı sürdürebilmek adına yaşadığımız acıyla olan bağımızı bir an önce koparmak zorundayız. Unutulmaması gereken ve unutmaması gerekenler var. İlk başta yetkililer geliyor. Biz 1999 depreminden o bölge olarak çok önemli dersler çıkardık. O şehirlerde yapı stoğumuzun yenilenmesine yönelik ciddi adımlar atıldı. Bunlar yeterli mi? Kesinlikle yeterli değil. Yeniden benzer felaketleri yaşamamak için yapılanlar yeterli değil.”
Dr. Nevide KİMYON
Hatay Kent Konseyi Başkanı “Yaşadığımız şehirlerin öldüğüne tanıklık ettik. Kendi ülkemizde göçmen mi olduk diye düşündük. 6 Şubat 2023 tarihini hiç unutmayacağız. Hayatımız bu tarihte değiştik. Üç gün içinde binlerce artçı depremler yaşadık. Ülkemiz başka bir yere mi kaydı diye endişe yaşadık.On bin insanımızı önlenebilir bir durum nedeniyle kaybettik. Şehirlerimizi kaybettik. Deprem afet öncesinde bilinen bir tehlikeye rağmen bir hazırlığın olmadığını gördük. Acil hareket edilmediğini gördük. Bu bizi şaşkına uğrattı. Aynı zamanda Türk sivil toplumunun vicdanını, hızlı refleksini çabalarını da gördük. Bu dayanışmanın bizi iyileştireceğini, yarınımızı görebileceğimiz adına bizi umutlandırdı.”
Sinan TEMEL
Adıyaman Kent Konseyi Başkanı “Adıyaman Kent Konseyi Başkanı Sinan Temel, “Nasılsın size sorulduğunda ‘iyiyim’ demeye utandığınız oldu mu? diye sorarak başladığı konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Depremin etkisiyle bina öne çöktü kapılar kapandı. Biz birbirimizi bulduk, sarıldık. Kıvrandık.
‘İmdat, kurtarın’ diye sesler. Kapı kolu ile camı kırdık. Ailemden hiç kimse önce ben çıkayım demedi. Kızım, sonra eşim ben ardından oğlum çıktı. Allah herkese yavrusunu bağışlasın. İtfaiyeci geldi bizi aldı. Tam kurtulduk sevinecekken bitişteki binanın enkazını gördük ve sevinemedik. Dışarıda poşete, sepete ne koyduysalar getirenler oldu. Allah onlardan razı olsun. Allah bir daha böyle musibet göstermesin. Birlikte olalım dayanışalım.”
Zeynep ARIKAN
E. Kahramanmaraş Kent Konseyi Başkanı, Türkiye Kent Konseyleri Birliği 4.
“Saat 04.17’de gözümüzü hayatımızın bir daha asla eskisi gibi olamayacağını bilmeden gelen derin bir gürültü ve dehşet verici bir sarsıntı ile açtık. Her şey buraya kadarmış dedik. Ama ölmedik ve buradayız. Maraş’ta bir kıyamet provası yaşadık. Hava soğuk, karlı, telefonlar çekmiyor. Telefon bir an çektiğinde şu, bu bina çöktü diye öğreniyoruz. Aklımızı koruyabilmiş olmamız büyük bir mucize. Filmlerde olduğumuz sahneler gördük. Sadece odaklandığınız yere gidiyorsunuz ve hiçbir şeye bakamıyorsunuz. Bu deprem bizim için büyük bir travma oldu. Deprem önlenemeyebilir ama yapılmayanlar nedeniyle büyük bir bedel ödedik. Bu deprem bağıra bağıra geldi. Hazırlık yapılmadı.”
Av. Rüstem Kadri SEPTİOĞLU
Elazığ Kent Konseyi Başkanı “Deprem bir afet ama afete dönüşmemesini sağlamak gerekli önlemleri alarak elimizde. Gerek kamu gerek bilim adamları önlemleri alarak toplumu hazırlamalıdır. 1923’de Japonya’da olan depremde 143 bin kişi hayatını kaybetti. Ama tedbir aldıkları için günümüzde olan depremlerde 50 kişi dolayında hayatını kaybeden insanları var. Hazırlık yapmamız lazım. Deprem sırasında toplama alanlarının yetersizliği dikkat çekmişti. Sahra hastaneleri kuracak şekilde olmalıyız. Deprem yaşamış tecrübeli yöneticileri hazır tutmalı ve inisiyatif alarak depremin ilk anından itibaren görevlendirmek gerekiyor”
Ankara Kent Konseyi Danışma Kurulu Üyesi Pınar Ayhan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen “O An Ankara’da” Konulu Oturum
Katılımcılar: Halil Ecer (Ankara Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkanı), Hilal Gedik, Rümeysa Kırmızı, Hamza Ege Dinç, Şule Nur Kazak, Ömürhan Kaya, Yaşar Koç, Aleyna Ardalı
Pınar AYHAN
(Moderatör) Sanatçı, Tohumluk Vakfı Başkanı, AKK Yüksek İstişare Kurulu Üyesi “6 Şubat depreminde ortak aklın sembolik çatısının altında buluştuk. O çatı Ankara Kent Konseyiydi bizler için. Bir iyilik ormanı bitti bu yapının bahçesinde, yemyeşil oldu her yer bizim için. O yapının genç fidanları şimdi buradalar, gençlerimiz. Hepsi o gün ayaklandılar ve muazzam bir destan yazdılar. Biz zaten yardımlaşmayı büyüklerimizden biliyordum ama onlar bilmiyor zannediyorduk. Zaten dünyayı takip eden gençlere bizim haddimize miymiş bir şeyleri öğretmek? Bu kahramanları davet etmek istiyorum şimdi sahneye.”
Necati BİNİCİ
Gaziantep Kent Konseyi E. Başkanı, Türkiye Kent Konseyleri Birliği 8. Dönem Başkanı “Depremzedelerin sorunları çözülmemiş, önümüzdeki günlerde de hızla çözüleceğini düşünmek mümkün gözükmüyor. Hasar tespitleri hızla başladı. Bir fiil hasar tespiti yapmaya gelen başka illerden gelen yetkili arkadaşların tespitleri kafa karıştırıyor. Apar topar bina dikme telaşına girildi. Bu yeni yapılacak binaların yerini kim tespit etti? Tarım alanına çamurun içine temel döküldü. Bunu nasıl değerlendireceğiz. Yine başa mı döneceğiz? 277 bin konutu bugünkü inşaat sektörüne baktığımız yapımları çok uzun zaman alacak. Bize düşen görev kontrole gelen insanların doğru insanlar olduğuna inanıp orta hasarlı ev gerçekten ev seçeneğine girmeyecek, hafif hasarlı da orta hasarlı yazıldıysa bu yanlıştan dönülecek. Bu olmazsa bu ranta dönüşecek. Buda hepimize kötü sonuçlar olarak geri dönecektir.”
Halil ECER
AKK Gençlik Meclisi Başkanı AKK Yürütme Kurulu Üyesi “Öyle bir çağda yaşıyoruz ki, sorumlusu olmadığımız bütün krizlerin biraz da muhattaplarıyız. Bizler bu muhattaplar olarak yaşam içerisinde sürekli bir mücadele vermek durumundayız, bu mücadele azmi de bu dayanışmayı doğuruyor. Bunu 6 Şubat sabahı Ankara Kent Konseyi çatısı altında bir araya gelerek bunu daha iyi anladık. Bütün gençler olarak o sabah burada toplandık ve ilk olarak ‘Ne yapabiliriz?’i sorduk. Üç senedir Ankara’daki gençler toplantılar yaparak, bir araya gelerek bir şeyleri yapabilmenin mücadelesi içerisindeydi. Ne gerekiyorsa onu yaptık. Binlerce yardım kolisi bölgeye gönderilmek üzere ayrıştırılıp tasniflendi ve bunu gençlerimiz bir araya gelerek yaptılar. Bölgeye elimizi gençlerimizle uzattık. Bu gençlerin bu dinamizmi bize bunu gösterdi. Bu bağlamda Kent Konseyleri çok önemli bir yerde duruyor. Katılımın iyileştirici gücü var.”
Hilal GEDİK
Ankara Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkan Yardımcısı “Gençlik meclisinin ortaya koyduğu model katılımcılık modeliydi ve biz bunun ismine özellikle kriz anlarında katılımın iyileştirici gücü dedik. Çünkü totalde 700 arkadaşımızla ne kadar yorulsak ve üzülsek de buradan asla ayrılmadık. 20 gün boyunca her gün yeni bir kalem ürettik, her gün yeni bir yara sarmayı başardık. Biz bu süreç içerisinde kendi potansiyelimizi de keşfettik.”
Rümeysa KIRMIZI
Ankara Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi “Biz gençler yapabilmenin mümkün olduğunu göstermek için değil, dayanışmanın sadece kriz anlarında kalmaksızın her zaman devam etmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu süreç içerisinde gördük ki pek çok alanda eleştirilen gençler ne kadar güzel işler başardılar. Attıkları bir tweet ile bir cana umut olmayı dilediler. Eğer bizde bir bağımlılık söz konusuysa bu bağımlılık dayanışma ve birlikteliğin bağımlılığıdır. Her birimiz hepimizin konfor alanı olmak zorundayız. Ve gençlerin bu yüzyıla damga vuracağı en önemli şey dayanışmanın iyileştirici gücü olmak zorundadır.”
Hamza Ege DİNÇ
Ankara Kent Konseyi Gençlik Meclisi Üyesi “Şu an günümüzde herkesin elinde bulunan üç basit materyal: Telefon, bilgisayar, internet. Biz gençler kurduğumuz gençlik vizyonuyla, düşüncelerimizle, ileriye dönük bakış açımızla bu basit üç materyalden öyle bir sistem kurduk ki internette dolaşan kirli bilgileri tek tek arayıp doğruluğunu ve yanlışlığını teyit ettik. Buradan elde ettiğimiz bilgileri bölgedeki yetkili kurumlara ve bağlantılarımıza ileterek insanların hayatlarında çok daha hızlı, temiz ve şeffaf olmayı sağladık ve bu konudan dolayı gurur duyuyoruz.
Yangına benzin değil su döktük. Burada muazzam bir hikaye yazdık. Bizler hikaye yazmaya ve anlatmaya hazır gençleriz.”
Şule Nur KAZAK
AKK Gençlik Meclisi Üyesi “Afet sürecinde göstermiş olduğumuz dayanışma bizlere örgütlenmenin, birlikte iş yapabilmenin kriz anlarında ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmış oldu. Kriz anlarında örgütlülük hallerini beraber iş yapabilme kapasitemizi ortaya çıkardık. Bu yola gönül vererek çıktık. Kriz anında farklı noktalarda üreten olabilmeyi başardık. Tek bir çatı altında her gün farklı bir sorunu çözmek için mücadele ettik. Bu örgütlenme biçimini de sürdürülebilir bir hale getirdiğimiz için bir başarıya imza attığımızı düşünüyorum.”
Ömürhan KAYA
AKK Gençlik Meclisi Üyesi “Bu yaşanan afet sadece betonları değil, insanların umutlarını ve hayallerini de aldı. Bu süreçte bizlere teşekkür mesajları da geldi. 1 hafta sahada bulundum, oradaki insanların hala umutları var.”
Yaşar KOÇ
Tohumluk Vakfı Gençlik Komitesi Başkanı “Yaşadığımız bu afette bir kez daha fark ettik ki sivil toplum kuruluşlarına daha fazla görev düşüyormuş. Bu noktada da Kent Konseyleri Birliğinin bu işin öncüsü olduğunu da tekrardan hatırlamış olduk. “Bu süreçte ne yapabiliriz?” diye düşünerek kendi komutlarımızla buraya geldik ve çalışmalarımızı yürüttük. Her zaman sorduk ve bütün bilgileri teyit ettik. Burada bir güç oluşturduk, bu binadan taştı ve tüm ülkeye bir vizyon oluşturdu. Bu vizyonu her zaman koruyacağımıza inanıyorum.”
Aleyna ARDALI
Tohumluk Vakfı Gençlik Komitesi Üyesi “Farklı disiplinlerden bir araya gelen gençler olarak kendi varlığımızı bu sürece kattık. Bu sürece şu düşünceyle devam ettik. İnsan acısını insan alır. Sadece gelen depremzedeleri değil birbirimizi de dinleme fırsatı yakaladık. Bu zor günlerin tecrübelerinden ders çıkararak devam etmemiz gerektiğiniz düşünüyorum.”
Ankara Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Doç. Dr. İbrahim Sarıtaş’ın moderatörlüğünde gerçekleşen “O An Ankara’da” Konulu Oturum
Katılımcılar: Mehlika Gider (AKK Kültür Sanat Çalışma Grubu Sözcüsü), Prof. Dr. Yavuz Demir (Ankara Bilim Üniversitesi Rektörü)
Doç. Dr. İbrahim SARITAŞ (Moderatör)
Siyasal iletişimci, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi, AKK Yüksek İstişare Kurulu Üyesi “Burada inanılmaz bir dayanışma örneği sergilendi ve zihniyet değişimi konuşuldu. Bu zihniyet değişiminde belli noktalarımız var. Bu noktada sanatın iyileştirici gücünü de konuşmamız gerekiyor. Sanatın rolünü hepimizin tekrar düşünmesi gerekiyor, ve bu noktada da yeni bir ahlaki düzene geçmemiz lazım. Sanatın bence artık eleştirel olup bu aynada bizim müteahhitlerimizi göstermesi gerekiyor. Sanatçı dostlarımız bu vatanın bir parçası. Destek çağrılarında bulundular ve dayanışmanın bir parçası oldular.”
Mehlika GİDER
AKK Yürütme Kurulu Üyesi “Çok farklı duygular yaşadık, duygularımız yükseldi öfkeye döndü acı paylaşımına döndü ama anlamak empati yapmak mümkün değil burada duyduklarımızla. Bu yaptıklarımız bile o kadar az ve küçük ki yaşananlar arasında. Kendi derneklerimizin networklerinde birbirimize dokunmaya çalışırken çatısı altında olduğumu Kent Konseyi’nin de gençlerin yaratmış olduğu sinerjiden doğan bir afet koordinasyon grubundan bize bilgiler gelmeye başladı. Biz de direkt yardımlaştırma çabalarına girdik ve bahsi geçen yardımları merkeze taşımaya çalıştık.”
Prof. Dr. Yavuz DEMİR
Ankara Bilim Üniversitesi Rektörü – AKK Danışma Kurulu Üyesi “Kayıp nesil yoktur, kayıp kurmaca varlıklar vardır milletlerin hayatında. Sonra döner kentleşmeye çalışırsınız. Kentiniz yoksa kendiniz de yoksunuz. Kentliler öldüler, anlatabildik mi? Ağladık. Yaşamda bir an gelir, ölüler canlılardan çok olur. Gerçeğimiz nedir bizim, ne yapalım, bu böyledir.”
Gökhan Ertek’in moderatörlüğünde gerçekleşen “O An Deprem Bölgesinde Arama Kurtarma Koordinasyon” Konulu Oturum
Katılımcılar: Salih Kurumlu (Ankara İtfaiyesi Daire Başkanı), Levent Çeri (Ankara İtfaiyesi Genel Koordinatörü), Hüseyin Gürçay (Arama Kurtarma Amiri), Rabia Kafadar (Ankara İtfaiyesi Personeli), Mustafa Kemal Çokakoğlu (ABB Genel Sekreter Yardımcısı)
Gökhan ERTEK
“Kendimizi birçok anlamda ifade etmek için kelimeleri bulmakta zorlanıyoruz. Biz iyi eğitimli olanlar bu işlerin içinde bulunmadığımız sürece liyakat ve benzeri konular üzerinden kızıyoruz ama bunda kendimizde sorumluluk almadığımız sürece hakkımız yok. Ben de huzurlarınız da söz veriyorum, elimden gelen sorumluluğu üstüme almaya çalışacağım. Bir taraftan başarabileceklerimiz olduğunu biliyoruz, değiştirmemiz gerekenler olduğunu biliyoruz. Diğer taraftan elbette yaşadıklarımız için hepimiz çok üzgünüz, kendimizi anlatmaya çalışıyoruz.”
“Hızlı ve erken müdahalenin ne kadar önemli olduğunu bizden iyi kimse bilmez. Bizim reaksiyonumuz 40 saniyedir. 40 saniye içerisinde istasyonlarımızı terk eder, olay yerine müdahale ederiz. Bu deprem kapsamında AFAD ile temaslarımız sonrasında ilk ekibimizi yaklaşık 80 kişi ve 20 araçla kara yolu ile gönderdik. Diğer 20 kişilik ekimizi de Etimesgut Havaalanına gönderdik. 14.30 da bölgede olan ekibimizden gelen haberlerde durumun çok kötü olduğunu öğrendik. Sesi çıkmayan bir ilin bir anlamda sesi kulağı olmaya başladık.”
Levent ÇERİ
Ankara İtfaiyesi Daire Başkanı “31 yıllık itfaiyeciyim ve hayatımda bu kadar kaybı olan bir yıkım asla görmedim. Arkadaşlarımız sahada daha iyi ve verimli çalışabilsin diye lojistiklerini sağladık.”
Salih KURUMLU
E. Ankara İtfaiyesi Daire Başkanı
Hüseyin GÜRÇAY
Arama Kurtarma Amiri “20 yıldır bu mesleği onurla gururla icra ediyorum. Meslek hayatımda böyle bir felaketle ilk defa karşılaştım. 309 cana temas ettik, mutlu musunuz diye sorarsanız aklımız hala kurtaramadığımız canlarda. Anlatacaklarım 4 dakika 17 saniye değil belki saatlere sığmaz.” yetişemiyorsunuz. O bölgede yaşanan acıyı ve insanları unutmayın sadece bunu söylemek istiyorum.”
Mustafa Kemal ÇOKAKOĞLU
Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı “İnsan odaklı odaklı belediyeciliğin birçok yönü var ama bunun en önemlilerinden bir tanesi krizi nasıl yönettiğinizdir. Çünkü krizi yönetemezseniz insana dokunamıyorsunuz. Krizi başarılı yönettiğiniz ölçüde insanların canlarını kurtarıyorsunuz. İlk 12 saat ve ilk 48 saat bunlar çok önemli. Saniyelerle yarışıyorsunuz.”
Rabia KAFADAR
Ankara İtfaiyesi Personeli “2 buçuk yıldır görev yapıyorum. Hataylıyım ve depremi ilk öğrendiğimiz saatlerden itibaren ailemden haber alamadım. Üstlerim gitmeme razı oldu ve reddetmediler, biliyorlardı Hataylı olduğumu. Olayın şiddetini biliyorsunuz ama yıkımı tezahür edemiyorsunuz. Çok fazla insan mağdur bizzat görüyorsunuz ama asla yetemiyor,
Ankara Kent Konseyi İcra Kurulu Üyesi Ömer Faruk Kayaaslan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen “O An Ankara’da” Konulu Oturum
Katılımcılar: Dr. Süleyman Basa (Ankara Kent Konseyi Başkan Yardımcısı), Hasan Kebeli (Anda Derneği Arama Kurtarma Koordinasyon Sorumlusu , Işıner Haşimoğlu (İnsiyatif Kültür Eğitim ve Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi)
Ömer Faruk KAYAASLAN
(Moderatör) AKK İcra Kurulu E. Üyesi “Ankara Kent Konseyi çok kıymetli bulduğum bir yer. Burası bir demokrasi vahası. 6 milyonun ortak menfaati ve faydası konuşuluyor burada. Siyasi angajmanlar ve siyasi liderlerin uhdesine girmek yok burada. Bu durum da mevzuları doğru konuşmamıza sebep oluyor. Bu süreçte bu çatı altında tarihi bir dayanışmaya da şahit olduk. İnanılmaz bir ekibin inanılmaz bir performans sergilediğini gördük, gençler müthişlerdi. Derneklerimiz, sivil toplum kuruluşumuz ve gönüllülerimizin gönderdiği yardımları organize ederek bölgeye gönderdiler. Oradan gelen depremzedelerin yaralarını sardılar. Ankara Kent Konseyi bu süreçte ciddi bir tarih yazdı.“
Av. Ali Işıner HAMŞİOĞLU
İnisiyatif Kültür Eğitim ve Yardımlaşma Derneği Disiplin Kurulu Üyesi AKK Yüksek İstişaşre Kurulu Üyesi “Burada gördüğümüz üzere acılar ve ardından gelen yas süreçleri kişilerin ve toplulukların kendilerine yeni bir yol çizme iradelerini tetikliyor, öğrenmeyi ve bundan sonra ne yapacağız sorusunun cevabını bulmaları için emek vermelerini gerektiriyor.”
Dr. Süleyman BASA
AKK Başkan Yardımcısı “Bir makale yazdım babama sismolog olduğumu söylemeyin o beni doktor sanıyor biz ancak depremden depreme hatırlanan bir bilim dalının temsilcisiyiz. Neden depremler oluyor? Dünya çekirdek, mantodan ve kabuktan oluşuyor. Dünya deprem yapmak zorunda depremler dünyanın nabzıdır yani dünyanın yaşadığını ancak depremlerle anlarız eğer bir gün dünyada 24 saat içerisinde hiçbir deprem olmazsa muhtemelen ertesi gün dünyanın sonu geldi demektir. Çünkü magma soğumuş daha doğrusu çekirdekteki ısı azalmış dünyanın sonu gelmiş demektir. Depremler doğanın kuralıdır tamda olması gerektiği gibidir. Bir gün deprem olmazsa dünyanın sonu gelmiş ve yer yüzünde yaşam bitmiş demektir. Doğa olaylarını felakete çeviren insanoğludur çünkü doğanın hareket eden insan gibi bir yaşantısı vardır o yaşantıya insanoğlu uyum sağlamak zorundadır yani biz doğaya sen bize uy diyemeyiz. Maalesef Türkiye’de biz gerçekten deprem bilimi ve binanın zeminle ilişkilendirmesi noktasında sınıfta kaldık bu depremler onu çok iyi gösteriyor.”
Hasan KEBELİ
Anda Arama Kurtarma Koordinasyon Sorumlusu “Akreditasyona girmiş olmamız bizim için avantajdı. Akreditasyon süreci içinde belirtmek istediğim bir yer var, bu akreditasyona girerken bizlerden desteğini hiç bir şekilde esirgemeyen Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına, yine İtfaiye arama kurtarma ekiplerine teşekkür ederiz. Bu süreçte gerek ekipman gerekse teknik konuda bize destek sundular. Biz de bu desteğin karşılığı olarak ekiplerimiz ve gönüllülerimizle sahadaydık. “
Ankara Kent Konseyi Başkan Yardımcısı Ceren Anadol’un moderatörlüğünde gerçekleşen “O An Ankara’da” Konulu Oturum
Katılımcılar: Hicran Koca, Emrah Hacıoğlu, Orhan Karayaşar, Nilay Çelik, Muharrem Kılıç, Cevriye Kaya, Çağlar Çakmak, Ömer Sarıoğlu, Mine ALTINTOP, Bora Hazal, Naz Öztürk, Mert Ünyazıcı, Edibe Sinem Ersoy
Ceren ANADOL
(Moderatör) AKK Başkan Yardımcısı “Yaşanan süreçte normalleşemiyoruz maalesef ki. Kendi 4.17’mizi anlatırken saniyelere ve dakikalara sığdıramadık. Hepimizin yarım kalmışlıkları var. Umarım bütün bu söylemlerinizin üzerine utanma duygusunu yitirmeden inşasına geçersiniz artık söylenenlerin diyorum. Ekibe tekrar teşekkür ediyorum. Bütün kimliklerinden arınarak sadece iyiliğe ne katabilirim dedikleri için.”
“Ben lojistiğin başındaydım, bölgeye gönderdiğimiz ilk şoförlerden bir tanesi birkaç gün sonra tekrar gitmek istediğini söyledi. Ne acıdır ki bölgeden yağmalama haberleri almaya başlamıştık bu süreçte. O şoför gidecek yardımları tek tek ulaştıracağını ve merak etmememiz gerektiğini söylemişti. Evet işte biz buyduk. Hepimizin iliklerine kadar dayanışma ve yardımlaşma vardı. Ama bilmediğimiz ve bir türlü öğrenemediğimiz bir şey vardı. Tedbir Almak. Teşekkür ederim.”
Emrah HACIOĞLU
“Ankara’da birleştik, burada tek yürek olduk, burada bir gövde olduk ve bir şeyleri yapmak için çaba gösterdik. Kırılgan oldu, üzüldük. Kent Konseyi bütün gönüllü bileşenleri ile birlikte olan ve gerçekten herkesin hiçbir amaç gütmeden birbirine sadece destek olduğu bir yer. O yüzden burada olduğum için çok mutluyum, teşekkür ederim.”
Hicran KOCA
Orhan KARAYAŞAR
“Depremi öğrendiğimizde hemen ne yapabileceğimizi düşünmeye başladık, otobüslerimizi hazırladık, Kent Konseyine koştuk ve elimizden geldiği kadar malzemeyi yükledik ve deprem bölgesine doğru yola çıktık. O bölgeden hüzün ve ağlayan aileler getirdik. 46 kişilik otobüslerde 70 kişi döndük. Araçlarımızda köpekler kuşlar taşıdık. Biz turizmciler olarak keyifle gitmek isterdik ama maalesef bu sefer olmadı.”
Muharrem KILIÇ
“Depremin ilk günü deprem bölgesindeki dört şehirde sıcak yemek çıkarmaya başlamıştık. Keşke o gün buradan gönderdiğimiz tırlarda bir yudum su ve ekmek değil de anılarını, geçmiş güzel zamanlarını gönderebilseydik hepsine. Teşekkür ederim.”
Nilay ÇELİK
“6 Şubat’tan bu yana hepimiz çok şey yaşadık. Dayanışma depremden güçlüdür diyerek Ankara’da faaliyet gösteren 5 binin üzerinde restoran konseyde gönüllü olanlara ve çalışanlarımıza yemek tedariğine başladı. Ankara Kent Konseyi bu süreçte bize bir kez daha dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi.”
Cevriye KAYA
“Ben 2 çocuk annesiyim. Bir yerde bir başlangıcı, iyiliği yayarak ve bu iyiliği Kent Konseyinde yayacağımı düşünerek buraya geldim. Buraya gelen ailelerden sütü kesilen anneleri gördük, onlara süt bulduk. Buradan hepinize sesleniyorum, şehrimize gelen bütün misafirlere anne, baba, kardeş olalım istiyorum. Hepinize teşekkür ediyorum.”
Ömer SARIOĞLU
“Ankara’ya gelecek olan misafirlerimizin konaklama sürecini devraldık. Hassasiyet göstermemiz gereken bir şey vardı ve biz bunun bilincindeydik. Gelen misafirlerimiz kendileri için en ufak bir şey istememiş olan insanlardı, bu hassasiyet bizim için çok önemliydi. Bu süreci ona göre yönetmemiz gerekiyordu. Ankara’nın bir ucundan diğer ucuna 400 tane ev yerleştirdik, 3 bine yakın kardeşimizi burada misafir ettik. Burada Kent Konseylerinin birleştirici gücünü vurgulamak istiyorum. Bizler kocaman bir aileyiz, teşekkür ediyorum.”
Çağlar ÇAKMAK
“15 bine yakın kardeşimizi geçici barınma yerlerine yerleştirdik. 3 bin kardeşimizi de tam teşekkürlü hazırlanmış evlerde ağırladık. Ağladık, ağırladık. Ağırladıkça ağladık. Tohum saç bitmezse toprak utansın hedefe varmayan mızrak utansın, hey gidi küheylan; koşmana bak sen çatlarsan doğuran kısrak utansın.”
Mine ALTINTOP
“Öncelikle burada bir aile fırsatı yakaladığım için çok mutluyum. Burada hiç tanımadığım insanlarla gerçekten kardeşlik bağı kurdum. Burada başka bir aile kurdum ben. Beraber ağladık ve beraber aile olmayı başardık burada. Onların bana yaşattığı duygu tarifi inanılmaz, bunu anlatamıyorum gerçekten ama burada bir araya geldiğimiz için hepinize teşekkür ediyorum.”
Bora HIZAL
“Ankara Kent Konseyi dayanışmanın yeri. Burası bir dayanışma programı başlattı. Artık sadece Hatay değil, yeni komşularımız ve her biri bizim şahsi meselemiz olmak zorunda. Teşekkür ederim.”
Mert ÜNYAZICI
“Deprem bölgesine yapabileceğimiz yardım kadar Ankara’ya gelen misafirlerimizin de ihtiyaçları olacaktı. Biz de misafirlerimiz için neler yapabiliriz diye düşünmeye başladık. Kent Konseyi’ne geldiğimde burada nasıl bir yardımlaşma olduğunu gördüm. Biz süpermen olmak istedik belki ama bir kişinin yarasına merhem olmak için buradaki dayanışmaya katıldık. Umarım süpermen değil ama insan olabilmişizdir. Teşekkür ediyorum.”
Naz ÖZTÜRK
“Çaresizliğin tanımı o gün benim için kalbimin kanatlanıp gittiği yere bedenimin gidememesiydi. Ortak feryat şuydu; Antakya yıkıldı, Antakya yerle bir oldu. Ankara Kent Konseyi’nden destekler almaya başladık, onlarla insanları evlere yerleştirmeye, sağlık kontrollerini yaptırmaya, giysiler vermeye uğraştık. Artık Hatay’ın hepimizin şahsi meselesi olduğunu söyleyerek tüm illerimize geçmiş olsun diyorum.”
Edibe Sinem ERSOY
“Özel gereksinimli bireylerin kullandığı ve ihtiyaçları olan eşyaları toprağın altında kaldı. Oksijen tüpü, işitme cihazı ve benzeri. Bunların hepsi bir maliyet. Buraya da dikkatleri çekmek istiyorum. Özel gereksinimli bireyler ve aileler için özel tedbirler alalım. Kent Konseyi çatısı altında herkesin bir yapabilirliği ve ortak buluştuğu nokta var. Dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum.”
Ankara Kent Konseyi Başkan Vekili Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin’in moderatörlüğünde gerçekleşen “O An’dan Sonrası” Konulu Oturum
Katılımcılar: Mürsel Sabancı (Balıkesir Kent Konseyi Başkanı, Türkiye Kent Konseyleri Birliği 11. Ve 12. Dönem Başkanı), Nuray Akçasoy (Eskişehir Kent Konseyi Başkanı, Türkiye Kent Konseyleri Birliği 9. Dönem Başkanı), Sedat Köse (Kocaeli Kent Konseyi Genel Sekreteri), Burak Taştan (Ardahan Kent Konseyi Başkanı, Türkiye Kent Konseyleri Birliği 13. Dönem Başkanı), Melek Günden Çınar (Ankara Büyükşehir Belediyesi Strateji Geliştirme Daire Başkanı)
Mürsel SABANCI
Balıkesir Kent Konseyi E. Başkanı, Türkiye Kent Konseyleri Birliği 11. ve 12. Dönem Başkanı “Ben yıllarca bu ailenin içerisinde olmaktan büyük gurur duydum, onur duydum ve bu gururu bugün de yaşıyorum. Katılım en güçlü mekanizması olan Kent Konseylerinin bir araya gelerek oluşturduğu tam da bugün ihtiyacımız olan dayanışma ve paylaşımın ve yardımlaşmanın ve birlikte öğrenmenin gücünü oluşturan bir ağ. Bu ağı biz geçmişte yaşadık, pandemide gururla yaşadık. Bugün de aynı şekilde gururla dimdik ayakta birbirimize dayanarak, güçlenerek yaşayacağız ve birlikte başaracağız. Birlikte yaralarımızı saracağız. Güçlenerek masadan kalkacağız. Yarınlara yine güçlenerek koşacağız.” edeceğim. Ben Ardahan’da iki ayrı siyasi parti döneminde kent konseyi başkanlığı yapma fırsatı buldum. Kent konseylerinin belediye başkanlarına rağmen yapılacak bir yapı değil maalesef. Ben o konforu hiç yaşama fırsatı bulmadım. Hiçbir siyasi parti ayrımı yapmadan başta sizin nezdinizde bu ortak akla kulak veren, destek veren bütün belediye başkanlarının önünde saygıyla eğiliyorum.”
Burak TAŞTAN
Ardahan Kent Konseyi Başkanı, Türkiye Kent Konseyleri Birliği 13. Dönem Başkanı “Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında Ankara Kent Konseyi’mize 14’üncü dönem başkanlığını devrini gerçekleştireceğiz. Ankara Kent Konseyi’miz ve Halil İbrahim Başkan vizyonuyla çok iyi noktalara geleceğini tahmin ediyor ve bir yönetim kurulu üyesi olarak da bu işin bir neferi olarak çalışmaya devam
Nuray AKÇASOY
Eskişehir Kent Konseyi E. Başkanı, Türkiye Kent Konseyleri Birliği 9. Dönem Başkanı “Ben bu koca ülkenin koca yürekli bütün insanlarına teşekkür ediyorum. Ancak depremler unutulunca tekrar başa gelir. Unutmak yok.”
“1999 depreminin etkilerini halen daha hissedebiliyoruz. Dolayısıyla yaşadığımız bu depremden çok dersler çıkartmamız gerekirken maalesef çıkaramadık. Yıllar sonra tekrar 6 Şubat’ta yeniden büyük bir deprem yaşadık. Bu çalışmaları çok dikkate almalı, akademik çalışmalarından ders çıkartmamız gerekiyor. Karar vericilerin bu dersleri dikkate alması açısından bu tür programlar düzenlemesi çok önemli.”
Melek GÜNDEN ÇINAR
Ankara Büyükşehir Belediyesi Strateji Geliştirme Daire Başkanı “Biz Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak bu dönemde üzerimize çok önemli roller düştüğünün farkına vardık. Ve tam Türkiye’nin ortasında olduğumuz için hem doğumuzda hem batımızdaki olası afetler için daha hazırlıklı olmamız gerektiğinin farkına vardık. Ve önümüzdeki stratejik planımızda bu afet yönetimiyle ilgili hedefler ve göstergeler koymaya ve bunun üzerine yoğunlaşmaya karar verdik.”
Sedat KÖSE
Kocaeli Kent Konseyi Genel Sekreteri
Bu içerik Seyir Defteri 2019-2024, 1. Cilt s. 234’den alınmıştır. İçindekilere dön →
